GÜLÜMSE

0
99

Gül… değil mi? Ne güzel bir çiçek, ne özel bir bitki. Bir çok rengi barındıran aynı zamanda bu renklere de anlam yüklenen bir çiçek türünden bahsediyorum. Kırmızısı olsa bir sevgi manası yüklenir, ‘seni seviyorum’ anlamını teşkil eden bir çiçek olur adeta o zaman. Beyazı olsa ayrılık, sarısı olsa hüzün, pembesi olsa naçizane bir tatlılığı temsil eder. Aynı zamanda yaprakları da pek kıymetlidir; bazen birinin başından aşağı dökülebilir, bazen de biri uğruna yollara serilebilir bu yapraklar.. Hele kokusu, o kokusu… değil midir bizi mest eden? O bize bir şeyi çağrıştırır. O’nu… En sevgiliyi… Peygamberimizi çağrıştırır elbette, gül kokusu idi ya onun teni, gül simgeliyordu onu… Gül’ün belki de kendini şereflendirmesinin en güzel sebebi bu olsa gerek.. Kutlu Nebi ile anılması.
Aynı zamanda bu özel bitkinin çağrıştırılan bir diğer manası gülmek, gülümsemek. Gül ne kadar da güzel özdeşleşmiş o vakit “Tebessüm etmek(gülümsemek) sadakadır.” diyen bir ümmet peygamberiyle. Gülmek, gülümsemek… Yüzümüzün mizacını ortaya çıkaran en iyi şey. Ne önemli değil mi, hayattaki tüm olumsuzluklara rağmen hafif bir tebessümle negatifi pozitife çevirebilmek. Öyle ki araştırmalar bile bunu kanıtlar vaziyette. Yüzümüz kızgın bir hal aldığında 43 kasımız, gülümsediğimizde ise sadece 17 kasımız harekete geçiyor. Yani bilimsel araştırmalar bile bize gülmemiz gerektiğini söylüyor, gülersek daha az efor sarf edeceğimizi belirtiyor. Sebebi ne olursa olsun, gülümsemek en güzeli. Sen mutlusun, her şey yolunda ve düşündüğün zaman karşındaki insanı da mutlu ediyorsun aynı anda hormonlar devreye geçiyor ve gülümsüyorsunuz.
Belki birtakım acıları yüreğinize göme göme yüreğiniz yangın yeri olmuş olabilir. Bunu gizlemek, dizginlemek için de gülüyor olabilirsiniz. Gülersiniz, gülersiniz ve gülersiniz. İçiniz bir nebze olsun serinlesin diye bu sefer de şu söz gelir akıllara :”Çok gülen insana iyi bakın, mutlaka içinde derin acılar gizlidir.”Ne deseniz boş gelir ve siz yine gülümsemeniz ile yanıt verirsiniz. Bırakın her şeye rağmen gülen yüzünüz kalsın hep ve hiçbir zaman bu gülüşünüzü kimsenin soldurmasına izin vermeyin. O yüzden ne haliniz varsa gülün çünkü insan gülebildiği kadar insandır.

Önceki İçerikKALBİN ŞARKISI
Sonraki İçerikasılı sözler havada
Ortaokuldan beri edebiyata, kitaplara, şiire olan ilgim merakım bugünlere kadar süregelmiştir. Lisede daha da perçinlenen bu isteğim neticesinde ilk şiirimi ve deneme türündeki yazılarımı yazmaya başladım. Duygularımı düşüncelerimi kağıda aktarmaktan geri durmadım.Kitaplığımı oluşturmaya lise yıllarında başladım.Hâlâ kitap okumaya, yazılar yazmaya gayret gösteriyorum. Kalem ve kağıt bana yoldaş olmuş. Her daim okumakla yazmakla hasbihal olalım; budur en güzel uğraşımız!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.