Geriya Kalacak…

0
626

GERİYE

Kadını kendi haline bırakmayı kesinlikle reddediyordu. Bu durum kadının kendisini acınacak halde hissetmesine neden oluyordu nitekim adam, kadının beynine yerleşip oraya kök salıyor, olmaması gereken bir yerden, sesinin duyulmaması gereken bir melodiymişçesine fırlayarak duvarları aşıyordu.  Kadın kendini onu dinlemekten alıkoyamıyordu.

‘ Seni sıkıyorum değil mi?’ diye sorarken kadının yüzüne bakmıyor, sigarasının külüne odaklanmıştı.

Kadın başını sallarken biraz kararsızdı.

‘ Sıkmıyorsun. Ama sıkmaman seni tuhaf bulmadığım anlamına gelmiyor.’ derince bir nefes aldı. ‘ Anlatsana dağılmak nasıl bir duygu?’

Adam gülümsedi ama bu gülümseyiş keyiften yoksun aksine içerisinde iğneleme barındıran bir silah gibiydi. Ruhsuz.

‘ Hayatında sana değer veren birinin olmaması nasıl bir şey peki?’ diye karşılık verdi misilleme yaparcasına.

Kadın umursamazca omuz silkti.

‘ Kimseye ihtiyacının olmaması gibi bir şey işte.’ kadının kesinlikle kimseye ihtiyacı yoktu. Aksine birine bağımlı olma düşüncesi onu dehşete düşürüyordu.  Adam gözlerine kadına çevirirken bir şeylerden kaçmak istiyor gibi görünüyordu.

‘ Peki ya öldüğünde, o zaman yanında biri olacak mı? Dur cevap verme, ben söyleyeceğim. Yanımızda olacak tek şey günahlar. Sevap bile değil. Bir insanın yaptıkları ancak ateşle ölçülür. Bize sadece günahlar kalacak.’

Cümlesini bir nokta yerine buruşturduğu yüzüyle bitirdi. Birkaç saniye sonra buzdan maskesi yerini aldı ve saçlarını parmakların arasından geçirerek taradı. Bal rengi saçları elektriğe kapılmışçasına dağıldı, ruhunu anımsatıyordu. Kadın bütün kelimelerini kaybetmişçesine susuyordu. Adam devam edecek ortamı böylece buldu.

‘ Şimdi, söylesene bana, kim için yaşamalıyım?’

Kadının yüzünde bir gülümseme peydah oldu. İşte buna verecek cevabı vardı.

‘ Kendin için yaşa ve bu kadar dramatik olmaktan vazgeç.’

Adam muzırca sırıttı.

‘ Azrail tepemde nöbet tutuyorken dramatik olmak benim hakkım.’

Kadın omuz silkti.

‘ Seçimler… Seçimlerini yaşıyorsun.’

‘ Hayatın benim için seçtiği demek istedin.’

Kadının aklından geçen temel düşünce onu dövmekti. Bunun yerine adamı kendi sorusuyla vurmayı tercih ederken kalbi alacağı cevabın korkusuyla hızlanmıştı.

‘ Öldüğünde senden geriye ne kalacak? Günahların sayılmaz, onları zaten yanında götüreceksin.’

Bakışları kötücül bir şekilde kadının gözlerini bulurken elindeki izmariti metal küllüğe sertçe bastırdı.

‘ Cesedim.’ Dedi ters bir sesle.

Kadın onun sığ benliğine kahkaha attı, sorunu buydu işte fazla basit olmasına karşın kendini gizemli görüyordu. Ona aldırmayan adam gözlerini kadının arkasındaki duvara sabitledi. Konuşmaya devam etti.

‘ Pis bir şırınga, şifresini çözmek için uğraşacakları bir cep telefonu ve eğer şanslıysan karalanmış bir kağıt parçası.’

Kadın sustu, söyleyecek bir şeyi yoktu. Adamı kurtarmakta istemiyordu zaten, tek derdi onun yavaş yavaş yıkılışına şahit olmaktı.

Adam da  sustu. Söyleyecek bir şeyi olmadığı için değil. Kadın için önemli olmadığını bildiği için. Daha fazla konuşmak, kendini anlatmak, kurtarılmak istemiyordu.

Huzur dolu bir karanlık istiyorlardı, paylarına düşen kalabalık ve kör edici bir renk cümbüşü oldu…

Geriya Kalacak...


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.