GEÇEN ZAMAN

0
653

Bazen geçsin diye saatleri sayarız, dakikalar, saniyeler…Bazen de geçsin istemeyiz. Ya çok güzel bir anın içindeyizdir ya da en mutlu olduğumuz anı alsın istemeyiz. Suçlu olan mı? Yoksa biz mi? Bazen akıp gitmediği için kızarım zamana bazen de çabuk geçtiği için. acımasız, hiç durmadan akıp gidiyor ve biz bir şeyleri kaçırıyoruz. İşlerimizi erteliyoruz, gezip görmemiz gereken yerleri erteliyoruz, yardım edeceğimiz insanları erteliyoruz ve belki de aşık olmayı erteliyoruz, sevmeyi, çiçek bakmayı, bir hayvanın başını okşamayı, hayallerimizi, düşlerimizi, kendimizi erteliyoruz. Zamana yeniliyoruz, yaşlanıyoruz. İnsan aşık olmayı erteleyebilir mi? Aşık olunca durmaz mı? Hiç olur olmaz yerlerde kısıtlı bir zamanın içindeyken aşık olurum, ya bir kasa sırasında, ya sinema bileti sırasında, ya bir otobüste ya da bir seminer de. Sonra o kısacık bittiği için kızarım zamana, kendime. Ben zamandan korkarım belki de bu korkum yüzünden büyük bir aşk yaşayamadım. Anı yaşamaktan korkmak ne kadar doğru? Neden bize göre değil de biz zamana göre yaşıyoruz? Zamanın değil bence o anın değerini bilerek yaşamak gerek. Mutluluğumuzu kısacık bir zamana sığdırmamalıyız. Bolca sevmeli, aşık olmalı, insanlara yardım etmeliyiz akıp giden zamanı göz ardı ederek çünkü öyle bir gelir ki ne sevmeye insan, ne yardım etmeye birini ne de aşık olacak bir aşık bulamayız. Zamanın değerini en çok, birilerini elimizden aldığında anlıyoruz. Demiştim ya zamanın değil anın değerini bilmeliyiz diye işte anı dilediğimiz gibi yaşarsak geçen zamandan korkmayız, o an bittiği için üzülmeyiz. Ben içimden geldiği gibi yaşıyor, geziyor, aşık oluyor ve yazıyorum. Bir şeyleri ertelemek için, aşık olmak ve sevdiğimizi söylemeyi ertelemek için kısa. Akıp giden zamansa ben nerdeyim bu da?

GEÇEN ZAMAN


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.