Geceler…

0
708

Zifiri karanlık… Etrafa ışık saçan tek şey yıldızlar. Yeryüzünden bakınca ufacık ama aslında dünyadan daha büyük olan ışık gezegenleri…

Duygular da böyle değil mi ? Dışardan bakınca ne kadar basit ve küçük görülebiliyor. Ama aslında insanın içinde bir volkan adeta. Kaynıyor, kaynıyor ve patlıyor. Gece ve duyguların aşk yaşadığını düşünüyorum. Yoksa geç saatlerde duyguların yoğunlaşmasının başka bir açıklaması olabilir mi? Özlem daha ağır, nefret daha fazla, aşk daha yoğun…

Duygularımın her birini bir yıldıza göndersem? O zaman peşimi bırakırlar mı acaba ? Yıldızlara salıncak kursam onları kandırabilir miyim? Gökyüzünde milyonlarca ışık gezegeni varken insan neden geceleri ümitsizliğe düşer? Halbuki onlar dünyadan ne kadar küçük görünseler de aslında kocamanlar. İmkânım olsaydı yıldızların hepsini gezmek isterdim. Ama asla bir yıldız olmak istemezdim. Dikkat ettiyseniz bazı yıldızlar birbirlerine çok yakın. En azından dünyadan görünen bu. Ama aslında aralarında kim bilir ne kadar mesafe var. Oldukları yerde uzaktan birbirlerini izliyorlar sadece. Resmen hasret işkencesi. Gündüzleri kavuşamayan insanlar saniyelik dahi olsa geceleri rüyalarda kavuşabiliyor. Bence bu bile geceleri sevmek için geçerli bir sebep. Hoş, sevmenin nedeni olmaz da işte, maksat geceleri güzel göstermek. Ömür boyu gece yaşamıyoruz sonuçta. Bu gecenin bir sabahı da var. Eğer hep geceyi yaşasaydık duyguların baskısından öldürdük sanırım. Sahi 6 ay gece yaşayanlar ne yapıyor?

Ahh yıldızlar ! Gecenin ışıltılı elbiseleri. Ne de yakışıyorsunuz öyle karanlığa. Ne de güzel gösteriyorsunuz karanlıkta bile umudun daim olduğunu. Her siyahın bir beyazı olduğunu. Herkesin ulaşabileceği bir aydınlığı olduğunu…

Ve sen gece, sevenleri rüyalarda kavuşturmaya devam et. Elbet bir gün rüyalar gerçek olacak…

Geceler...


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.