FİRAVUN,İNSANLIK VE TANRI

0
93

Son anda iman eden firavun gibisiniz, sahte ve yapmacık. Bir samimiyet yok sözlerinizde. Sevginiz, dostluğunuz, aşkınız ve hatta nefretiniz bile sahte. Kalbiniz kömür karası ama temizlenince elmas dahi olamaz. Siz iflah olmazsınız, tanrının laneti bile yağsa üzerinize. Eskiden olsa bu durumunuza üzülürdüm ama artık hiçbir şey hissedemiyorum. Vicdanımı bıraktım bir köşeye, bakışınıza da kanmam artık.

“Hisler nasıl tarif edilir? Beden diliyle bunu aktarabiliyoruz ama ya bu şekilde de anlatılamayacak bir hissimiz varsa içimizde. Mesela canınızın paramparça oluşunu hangi kelimelerle anlatabilirsiniz? İçinizde bir ateşin sizi kavurduğunu, yok olduğunuzu anlatmaya hangi kelimeler yetiyor? Bir şekilde bu durumu anlatabildiğimizi var sayarsak karşımızdaki kişi anlıyor mu? Yoksa anı kurtarmak adına çeşitli sözlerle geçiştiriyor mu?”
Şu yaşıma kadar hep büyük köpeklerden korktuğumu sanıyordum. İnsanların yanında bir köpek beni parçalara ayırsa daha az canım acırmış. En azından büyük bir köpeğin niyeti bellidir. Ya insan? Sosyal varlıklarız ve bundan nefret ediyorum. Karşımdaki insanlardan öylesine korkuyorum ki on köpeğin içine atsalar beni razı gelirim.
Varoluşsal sancılar çekiyor gibiyim. Neden buradayım, bu insanlar kim, ben kimim? Tanrı bizi cidden riyakar olmamız için mi yarattı? Tanrı yaratırken içimize neden böyle bir şey yerleştirdi? Tanrım, hepimize güzellikler serpiştirdin ama biz bunu kullanamıyoruz. Çünkü insan olmak güzellikleri yok etmek demekmiş.

‘Belki de amacımızı fazla sorgulamadan devam etmemiz gerekiyordu. Bir çiçek gibi solana yada biri koparana dek nefes alıyoruz. Eğer koparıldıktan sonra küsmezsen dünyaya tekrar çiçek açıyorsun.’

Kırgınlığınızı telafi edecek toprağa sahip olmanız dileğiyle, suyunuzu verene solmayın.FİRAVUN,İNSANLIK VE TANRI

FİRAVUN,İNSANLIK VE TANRI


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.