FARELER VE İNSANLAR

 

Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk olan yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz, insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında. Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi;”En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider…”

Bazı kitaplar vardır bitirdikten sonra derin bir nefes aldırır size, ama o nefesi geri veremezsiniz bu kitap tam olarak o türlerden. Irkçılığı, sınıf farkını, sosyal yaşantıyı, cinsiyetçiliği, engelli insanların hor görülmesini hepsini ayrı ayrı ele alan, kimi yerlerinde birleştiren, kimi yerlerinde insanın özüne inen, kimi yerlerinde neden sorusunu sorduran aldığınız o nefesi vermenize engel olan bir eser. 

”Bizim gibi çiftlik ırgatlığı yapanlar, dünyanın en yanlız insanlarıdır,” dedi. Ne aileleri vardır, ne de yerleri yurtları. Bir çiftliğe gelir, çalışır didinir, biraz para kazanır, sonra kente inip o parayı çar çur ederler. Ondan sonra bir bakarsın, kuyruğunu kıstırıp başka çiftliğe giderler. Yaşamdan hiçbir beklentileri yoktur.” Lennie mest olmuştu. ”Tamam. Tamam! Şimdi de biz nasılız onu anlat.”

George devam etti:”Biz onlar gibi değiliz.”

George ve Lennie, ırgatlık yapan iki yakın dosttur. Lennie’nin aklı küçük bir çocuğun aklından bile azdır bu yüzden sürekli dostunun  bir gözü üzerindedir, farkında olmadan canlılara sürekli zarar veren Lennie’yi, koruyup kollayan dostu George’dur. Çiftliklerde çalışıp para biriktirmeye çalışan bu iki arkadaşın hayalleri vardır: Küçük bir toprak parçası, tavşanlar, tavuklar, yoncalar, kışın yanan sobaları, bir miktar samanları… Gittikleri yeni çiftlikte hayallerini gerçekleştirmek için canla başla çalışırlar, aslında George hiçbir zaman bu hayale inanmaz fakat Lennie’yi üzmemek için inanıyormuş gibi yapar, bir süre sonra da gerçekten inanır. Çiftlikte ki arkadaşlarıda onlar gibi fakir ve işçidir. Kambur seyis, Slim,Carlson, küçük patron Curley, Candy…Hepsinin farklı hikayeleri ve kişilikleri vardır, fakat ortak bir istekleri vardır; kendi topraklarını işlemek. Ama bu imkansıza yakın bir istekdir, çiftlikte çalıştıkları süre zarfınca George, kimselere hissetttirmeden hep Lennie’yi kollar, hatalarının üzerini kapatır, ona sataşan insanlarla kendi ilgilenir, arkadaşının aklının eksik olmasını kimselere hissettirmemeye çalışır çünkü insanlar zalimdir, Lennie’yi ezmek isteyeceklerini bilir. Tek derdi kimselere sataşmadan eksik kalan bir miktar paralarını tamamlayıp güneye gitmektir, ta ki herşey bozulana kadar. Lennie bir hata yapmıştır ve geri dönüşü yoktur, George ya kendisi bu işi bitirmelidir yada arkadaşının vahşice katledilmesine göz yummalıdır..

”Sen… ve ben. Herkes sana iyi davranacak. Bir daha bela çıkmayacak. Kimse kimsenin canını yakmayacak, kimse kimseden bir şey çalmayacak.”

Lennie, ”Bana kızdın sanmıştım, George,” dedi.

”Hayır,” dedi George. ”Hayır, Lennie, kızmadım sana. Hiçbir zaman kızmadım. Bunu bilmeni istiyorum. Lennie yalvardı. ”Hadi, hemen yapalım. Hemen alalım o yeri.”

”Tabii, hemen. Mecburum. Mecburuz! Tabancayı doğrultup namluyu Lennie’nin ensesine yaklaştırarak nişan aldı. Eli titriyordu ama yüzü kararlıydı. Elini sabitledi sonra…Tetiği çekti.

1937 yılında kaleme alınan bu eser, şimdilerin bir hiç uğruna o zamanların herşey uğruna olan çabalarını, büyük bir netlikle ortaya koyuyor. Küçük bir toprak parçası olmasa da olur diyenler olabilir, değer mi diye düşünenler olabilir, şimdi daha mı iyi sanki diye düşünenlerde olabilir, herşey mümkün. Fakat benim bu kitaptan anladığım tek şey ise saf gerçeklik, tarihler ilerlesede değiştiremeyeceğimiz bazı şeyler var ne yazık ki; ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, zengin- fakir ayrımı, diplomalı-diplomasız ayrımı, açık- kapalı ayrımı, inançlı-inançsız ayrımı… Her ne kadar dış dünyadan değiştik imajı çizsekde, içimizde her zaman bu ayrımları yapıyor olacağız..  Sizce haklı olan kim?” Küçük bir toprak parçası” uğruna  ölenler mi, yoksa aynı parça için öldürenler mi?

”İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun. Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır.”(Fareler ve İnsanlar)