Fahrenheit 451 İçin Kavramsal Bir Düşünsel

0
87

‘’Yakmak bir zevkti.’’ cümlesiyle başlayan Fahrenheit 451 bir itfaiyeci olan Montag’ın öyküsünü anlatıyor. Fakat Fahrenheit 451 kitabı birçok kavramı kırmakla beraber itfaiyeci kavramını da kırıyor. İtfaiyeci kavramı romanda şöyle tanımlanıyor: ’’ çok eskiden evler kazayla yanarmış ve itfaiyecilere alevleri söndürmekleri için ihtiyaç duyarlarmış.’’ Geçmişteki kavramların değişmesiyle bağlantılar kuruluyor. İtfaiyecilere ihtiyaç duyulmamasının sebebi de artık evlerin yangına dayanıklı olmasıdır. Montag’ın düşüncelerini değiştirmesinin kaynağı Clarisse’dir. Clarisse geçmiş -bilinmeyen tarih- ile şuan arasında karşılaştırma yapar. Dünyanın kayıplarından biri de samimiyet olgusudur. Kitapta tamamen hız tutkusuna kapılmış, modern insan temellerinde oluşmuş, düşünce yoksunu insanlar anlatılır. Yakın gelecekte olmasa bile modern dünyanın bize dayatmaya çalıştığı şey aslında bizi tek tip insan haline getirme çabasıdır. Clarisse Montag ile bir konuşmasında: ‘’Kimsenin kimseye ayıracak vakti yok artık. Sen bana katlanan çok az kişiden birisin.’’ Ele alınan başka bir konuda eğitim konusudur. Sadece yapmak ve ezberlemek soru sormadan yapmak tek tip insan yaratmanın kökenini oluşturur.

Kısaca Fahrenheit 451 kavramları yeniden ele almanızı sizi düşünmeye itecek bir kitap Clarisse’nin dediği gibi ‘’Yaktığın kitapları okuduğun oluyor mu?’’ Sizinde bu hız dünyasında kaçırdığınız şeyler oluyor mu? Kanuna aykırı olduğunu ya da zamanımız olmadığını söyleyerek kendimizi daha ne kadar kandırıp modernitenin içine düşmenin zevkini ne zaman bırakabiliriz.



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.