En Kıdemli Derbeder

1
199

..

Aramızda en kıdemli derbeder. Onca fırtına, onca enkaz görmesine rağmen ayakta dimdik, asilce duran galata… Boylu boyunca benliğini asırlardır kaybetmemiş. Asırlar önce esirler için zindan yapılmış, esirler bırakmış kendilerini gövdesinden aşağıya o, içine atmış. Cayır cayır yanmış, yine de dimdik ayakta. Özeniyorum ona aslında. Onca yaraya rağmen hala ayakta. Belki de bundandır ona olan sevdam. çoğumuzun içinde hayallerini barındırdığı, mutluluklarına şahit olduğu bir kule. Bir rivayet vardır bilir misiniz? Galata kulesine ilk kiminle çıkarsan onunla ömrünü birleştirirmişsin. Hangimiz inanmadık bu rivayete? Hepimiz inandık. İnanmak istedik. İstiklal ‘in o boylu boyunca uzanan canlı sokaklarını Galata için sevdik.

Bu gün galataya gitme karar verdim. Onunla yüzleşmem gerekiyordu. Her yer insan dolu, bir yerlere yetişmeye çalışıyorlardı. Hayat doluydu hepsi. Bazı sevgililer el ele galatanın yolunu tutmuş belli ki. Bizde öyleydik eskiden. Hayallerimizi gerçekleştiren o mükemmel galataya Şimdi ise onsuz gidiyorum. Eskilerle yüzleşmeye. Eskiden rivayete inanan birisiydim, yıllarca doğru kişiyi bekledim. Geldi, doğru kişi sandım. Meğer biz yeni bir rivayet yapmışsız. Hayallerimi süsleyen insanın aslında en büyük acı olacağını bilmeden çıktım oraya. Ucu Galataya çıkan istiklal caddesinde Hızlı adımlarla gidiyordum, kuleye yaklaştıkça kalp atışlarım hızlanıyor ayaklarım sanki geriye doğru gidiyordu. Durmam gerekiyordu fakat durmak istemiyordum. İnsanlar mutlulukla bu yolda ilerlerken ben onca kalabalığın içinde endişeyle ilerliyordum. Yürüyordum, yürüyordum. Ve işte orada! Hala dimdik ve asil bir şekilde orada. Bana bakıyor ama ilk gün ki gibi heyecanlı değil. Paramparça bir şekilde. Kalbimde bir sızı, çok güçlü bir sızı. Gözüm dalıyor galatanın her bir karışına. Orada mutlu olduğum günleri, heyecanla ona baktığım günleri hatırlıyorum. Film şeridi gibi geçiyor hatıralarım gözümün önünden. Yumruğumu sıkıyorum. Dayan diyorum kendime, dayanmalısın. Sonra ayaklarım beni istemsizce içeriye sürüklüyor. Giriyorum oraya. Biletimi alıyorum. Yine hatıralarım orada bana kucak açmış. Asansöre biniyorum, o yine orada bana bakıyor sanki. Ve evet tepesine çıkıyorum. İçinde milyonlarca insanı barındırdığı İstanbul’un eşsiz manzarasıyla karşılaşıyorum. Etrafımda insanlar, Ama ben tek başınayım. Manzarayla bakışıyorum. Bana bir şeyler söylemeye çalışıyor. Hatırlıyorum, ilk heyecanımı, ilk aşkımı hatırlıyorum. Yanıma bakıyorum, bana oradan bakıyor sanki. Elimi tutuyor, gözlerimin içine bakıyor. Hafif bir gülümsüyorum. İçimdeki acıyla, hatıralarımın verdiği tebessüm karışıyor sanki. Duygularımı durdurmak istiyorum, durduramıyorum olmuyor. Gitmiyor benden acı. Gerçek dünyaya dönüyorum ve acımın geçmesi gerekirken geçmediğini bir kez daha fark ediyorum. Geçmesi gerekiyordu, yüzleştim ben diyorum kendime. Fakat yüzleşmem yetmiyormuş. O yara içine bir kere işlediyse, onu geçirmenin tek çaresi onu açan olduğunu anlıyorum..

En Kıdemli Derbeder


1 Yorum

  1. Galata severler için muhteşem bir hikaye olmuş. Betimleme özelliği yüksek. Normalde bu tarz hikayeler sevmem fakat çok güzel akıyor. Başarılı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.