o yer senin evin*

 *09.19
Durmuş saatim, kırmızı kaşkolumla, sökük çantam yırtık çorabımla, hayretlerim, meraklarımla.                                                                                                     Çatlamış dudağım kırılmış tırnağımla. Yorulmam ölmem ölsem gam yemem.                    Çok adım çok kulaç atarım. Yüzme bilmem ama senin için öğrenirim. Sabahın seheri günün bitimi yüzün karşısında durmadan değer kaybederken…
herkesten ve her şeyden önemliydin benim için ve ben artık bu böyle olmamalıydıları geçtim. geçmiş zaman eklerinde yaşayamıyorum artık. inandığım masalların sonuna geldim.

‘Sana nereden veda edeceğimi bilemediğim için, bu yarım hikayeyi tamamlayamadım hiç. Veda sayılmayan vedalardan sıkılan bir insan, veda edebilmek nasıl bir şey, unutuyor zamanla.

O yüzden, tüm bu kargaşanın arasında sana teşekkür etmeyi tercih etmek yorucu ama bir o kadar da hafifletici.

Tanıdığım için teşekkürler.

Kuşlar, çiçekler hatta fırtınalar için teşekkürler.

Hayatıma dokunduğun, dokunduğun ve canlandırdığın tüm noktalar için teşekkürler.

Ellerin, sesin.. hüzünlü ve bir o kadar da acı verici sesin için teşekkürler.

Tamamlayamadığım bu hikayeyi kapımın önüne bıraktığın için teşekkürler.

Güzel oluşun için teşekkürler çünkü güzel duran ne varsa can acıtır gerçeğini kabullenebilmek de bir teşekkür istiyor.

Önce yavaş, sonra hızlı ve daha sonra dünyanın telaşına yetişmeye çalışır gibi hızlı alınıp verilen nefesler için teşekkürler.

Gerçekleşmemiş sarılmalar ama her şeyden daha gerçek olan hoşçakallar için teşekkürler.

Dönüp dolaşıp kendini bulduğun o yer senin evin, o eve de teşekkürler.

O evin perdelerini aç…

*dönüp dolaşıp kendini bulduğun o yer, senin evin…*