Edebiyat ve Aşk

0
259

Edebiyatımız dallardan oluşan kocaman bir çınardır benim gözümde. Yeraltından Fecr-i Ati’ye. Divandan İslamiyet Öncesi Edebiyatına. Edebiyat nedir? Bu kadar yollar kat etmiş dinden bile eski olan bu yapı…
Edebiyat insan hislerinin dışa vurumudur. İnsanın yaşadıklarından ders çıkarmasıdır. İslamiyet öncesi edebiyatını inceleyelim. Eserlerin hükümdarlara ,doğaya ve kadına yazıldığını görürüz. En yakından takip ettikleri ve ilgi çekici buldukları konuyu edebiyat konusu etmişlerdir. Sözlü ve yazılı olarak günümüze bir şekilde ulaşmıştır. İkinci Yeni edebiyatına baktığımızda ise yazarların aşklarının daha yoğun yaşandığını ve yazarlarımızın tek bir kadına şiir yazmadığını görürüz. Aşkın karşı koyulamaz ve kutsal olduğuna inanan şairlerimiz kadınlara şiirler yazmış ve aşklarını yaşamışlardır.
Divan edebiyatında tanrıya duyulan ve bunun sarhoşluğu,
İkinci Yeni Edebiyatı’nda ise insana duyulan aşk…
Edebiyata da zaman zaman siyaset bulaştırılmıştır ve yazarlarımız lekelenmiş, sürülmüş ve çeşitli işkenceler görmüştür. Geçmiş yazımızda dinin içine siyasetin ne kadar acımasızca sokulduğunu yazmıştık bu yazımızda da edebiyatın içine acımadan sokulan siyaseti eleştirelim.
Neden siyaseti bu kadar göz önünde bulundurmak istediler?
Çünkü; Edebiyat demek doğrular, hisler, hür irade ve özgün bakış açısı demektir. Eğer yazarlarımıza bu müsaade edilseydi siyaset ve yalan ortadan kalkacaktı ve bundan da siyasetçiler zararlı çıkacaktı. İnsanın olduğu yerde hırsın olması ve bundan dolayı ortaya çıkan haksız adalet ve doğruları silmek doğaldır. Edebiyatımız şu ana kadar sınırlarını korumaya mecbur bırakılmıştır. Can çekişen bir toplumun can damarıdır ve bu konuda insanların bilinç sahibi olmasını öneririm.

Edebiyat ve Aşk


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.