Duygusal Sefaletten Kurtul!

0
33

Günlük koşuşturmalarımızdan doğan, farklı sorunların dışında uğraşmamız gereken, birçok karmaşık düşüncelerin de hepimizde olduğunu tahmin ediyorum.  Olayların, görmek istediklerimiz gibi olmadığını da biliyorum. Tüm sorunların yanı sıra ortaya çıkan, düşsel ve duygusal kaos durumunda, sürekli olarak Neden? Diye sorup durduğumuzda bir gerçek. Tüm her şeyin farkında olmamıza rağmen, halen kaostan doğmasını beklediğimiz güzelliklerin hayalleriyle neden umutlarımızı tüketiyoruz?

Normal yaşantımıza devam ederken, belirsiz ve öngörülemeyen bir yolculukta kendimizi biran da bulabiliyoruz. Bu yolculukta ki tüm güzel , muhasebesini yapmaktan uzak durduğumuz olumsuz hareketlerin kurbanı olacaktır. Olumsuz sona kendimizi hazırlamadan, sürekli biriktirmeye devam ediyoruz. Biriktirirken de fazlasıyla mutlu olduğumuz da bir gerçek. Anılarımızı, birileri ile beslemek hiçte doğru bir hareket değil. Her şey, yerle bir olduğunda, anılarımızı kurtarmak için zamanımız olmayacaktır. Birileri hakkında sürekli düşünüyoruz, hep güzel tarafını görüyoruz. Sonra da olumsuzluklar karşısında donup kalıyoruz. İçimizde biriken ve nasıl aktarmamız gerektiğini bilemediğimiz çok fazla düşünce, çok fazla duygu var ve bunlar bizim için kemirgen bir hayvandan farksız olmayacaktır. Çıkış yolu bulmak için defalarca uğraşıyoruz. Çıkış yolunu bulma çabası da gerginliğimizi tetikliyor ve yine başladığımız noktaya dönmek için bir sebebimiz daha oluyor. Kafayı yemek üzeriyim deyimini kullanmaya başladığımız anda artık hastalığımızın en üst evresine geçmiş oluyoruz.

Şimdi neydi bu?

Yukarıda okuduğunuz giriş kısmın da insanların son dönemlerde yaşadığı bunalımlara ait bir özeti geçtim. Buna benzer bir süreci, kendimin de zamanında yaşadığını söyleye bilirim.  Hayatımızda birilerine yer verdikten sonra yaşadığımız olumsuz süreçler, kurtulduğumuzu düşündüğümüz anda tekrar karşımıza çıkabiliyor. İçimiz de tuttuğumuz, haykırmak istediğimiz düşüncelerimizi defalarca dışarıya vurmaya çalışıyoruz. Bazen içinde olduğumuz durumun birileri tarafından telepati yöntemiyle fark edilmesini bile umut ediyoruz. Ancak; soğuk bir vicdandan, bir şeyler umut etmek hüzünden başka bir şey getirmeyecektir.

Hayranı olduklarımızdan, bir şans kopara bilmek, karşılıksız olan sevgiden daha kötüdür. Nasıl oldu? Nasıl Yaptın? Neden? Her şeyin anlamı bu muydu? Sorularına bulunamayan cevap, bizi duygusal sefalete götürür. Çünkü; birilerinin vermesi gereken cevapları zamanla kendi kendimize vermeye çalışırız.

Artık prangalarımızı kırmak için kolları sıvamalıyız. Bize doğru koşmayan hiçbir şeyin ardından koşmamalıyız. Umutlarımızı, olumsuz düşüncelere hapsetmek yerine, başka hayallere şans tanımalıyız. Zamanın acımasızlığına, boşa zaman harcayarak katkı sağlamayalım. Birileri tarafından hayatımıza katılan acılardan karşı vereceğimiz savaşın, kurtuluşu kendimizde gizlidir. Şimdi harekete geçme vakti, sadece tam olarak ne istediğinden emin ol ve ona sıkı sıkı sarıl. Tüm anıların acıttığını biliyorum ama incinen duygulardansa, hak edecek birilerini bekleyecek umutlara sarılmayı tercih ederim.

tüm anılardan kurtulmanız dileği ile…

Duygusal Sefaletten Kurtul!


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.