Dünyamı Sakladım

0
7

“Bakıyorum da dünden bu güne değişen bir şey yok. On yıldır olduğu gibi.” dediğini duydu annesinin. Kafasını kaldırıp sadece birkaç saniye ışıl ışıl parlayan güneşin sıcaklığını alıp götürmeye çalışan rüzgarda annesinin koyu kızıl saçlarının savruluşunu izledi. Bal rengi gözlerini tekrar defterine dikti. Defteriyle ilgilenmeden duramazdı zaten. Nefes almak gibiydi sanki onun için kalemini defterinin sayfalarıyla buluşturmak. Yaşıtları sokakta, parkta hatta bilgisayarda öldürürken o herkesten saklanarak o defterle ilgilenirdi. Annesi ve babası onunla iletişime geçmeyi çok deniyordu. Onlarla konuşsa da zaman ayırmıyordu. Annesi ve babası yıllarca Atlas’ın onlara heyecanlı heyecanlı okulda olanları anlatmasını, utanarak sınıfta ki bir kız arkadaşıyla tatlı oyuncak kavgasını anlatmasını beklediler. Beklediler beklemesine ama hiç olmamıştı. Atlas ne annesiyle ödevlerini ne de babasıyla arkadaşlarına nasıl gol attığını anlatmıştı. Buna rağmen notları hep yüksek olurdu. Belki de bu yüzden çok ilgilenmediler Atlas’la. Onlar ilgilenmedikçe Atlas kendi dünyasını kurdu defterine. Herkesten uzak, bir başına o defterde yaşadı o zamana kadar. Annesinin sürekli artan ısrarlarını işitmeye başlamıştı sadece son zamanlarda. Annesine değer veriyordu ama onun dünyası da o kadar güzeldi ki. Ne onunla alay eden sınıf arkadaşları vardı orda ne de okulun büyük sınıflarında ki zorbalar. Hatta sürekli “Doktor olacak benim torunum.” diyen dedesi de yoktu. Her şey kendi kaleminin ucundaydı ne yazarsa o vardı. Mısralarda oyun oynadığı arkadaşları, uçan balonlarıyla gittiği Mısır’da. Dizelerde söylediği şiirler, Aşık Veysel’in sazıyla. Daha neler neler. Bilmezdi ki annesi kraliçe olduğunu masalında. Söylese çok sevinir miydi? Atlas anne ve babasına içinden geçenleri anlatmaya çekiniyor. Anne ve babası da her şeyin güzel olduğunu düşünerek geçiyordu zamanları.
Annesi bir gece Atlas’ı yatırmaya odasına gelir. Uzun zamandır kendisi yatan Atlas şaşırıp defteri hızlıca diğer tarafına koyar. Annesi biraz üzgündü. Atlas’ın yanağını okşadı biraz.” Neden mutluluğunu bizle paylaşmıyorsun ki güzel yüzlüm? Belki mutlu değilsin o zaman gel benimle üzül babanla üzül sonra üçümüz mutlu oluruz.” derken gözünden yanağına süzülen damla damla yaşları eliyle sildi Atlas. Annesi ilk defa oğlunu kendine yakın hissediyordu. Atlas da artık tek yaşamak istemiyordu o dünya da. Evet, istediği her şey vardı dünyasında. Ama sevgiyi yazsa da hissedebilir miydi? Denedi ve hissedemedi. Usulca battaniyesinin içine kayarken defterini annesine uzattı. Sonra kafasını da kapattı. Annesi defteri alarak odadan çıktı. Anne ve babası sabaha kadar Atlas’ın dünyasına girdi. Aslında her şeyi mükemmel zannederken oğulları için büyük olan dertleri vardı o defterde. Hem üzülmüşlerdi hem de şaşkınlardı. Okurken oğullarının basit bir defteri de bir yazarın satırlarında geziniyordu gözleri. O gecenin sabahı ailesi değişmeye başlamıştı Atlas’la beraber. Karşılıklı yapılan hataları kaldırdılar onlar Atlas’la ilgilendi Atlas da dünyasına sevgiyi almış oldu.
Yıllar onlar için mükemmel akıp gitti. Atlas’ın kendi oğlu babasının yazdığı kitabı okuyarak büyüdü. Bir nevi sevgiyle…

Dünyamı Sakladım

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.