Dost’a

0
224

İlmek ilmek dokunuyor benliğim gökyüzüne, sarıp sarmalanıyor bilinmezliğe. Nasılsın? Seni de ürkütüyor mu bu hızlı yol alış? Gökyüzü içinde büyüdükçe, sen yıldızları ve güneşi nereye sığdıracağını düşünüyorsun değil mi benim gibi. Tıpkı ben gibiydin hep. Yolları uzak diye elinin tersiyle itip canım seyahatler çekiyor deyip yola çıkmışlıklarımızdan belli değil miydi benzer olduğumuz? Seni özlüyorum canım arkadaşım. Sana yazmayı daha çok özlüyorum.

İhtimal belki birgün iyilik kazanır, o zaman seninle dünyanın orta yerinde sevinç çığlıkları atar, tüm kötü kalpli insanlara “oh olsun” nidalarıyla sesleniriz. Gözlerini, gözlerimizi hep ihtimaller kaplamış aslında biz göremez olmuşuz. Şu an nerede ne şekilde oluşumuzun bile milyonlarca ihtimallerden biri olduğunu ve yine bilmem kaç milyon ihtimal içinde birbirimize gönüldaş olup dünyanın sessiz çığlığını birlikte duyduğumuzun farkında mısın? Çığlık dediğim şey bazen usul konuşmalara dönüşüyordu. Dinliyordum, dinliyordum ama çözümü olmayan dertlerin içinden çıkamıyordum. Sen olsan birlikte çay koyar hadi yazalım da biraz rahatlayalım derdik.

İlmek ilmek…

Rengarenk…

Sessizce işleniyoruz yaptıklarımızla yada yapmadıklarımızla gökyüzüne … Yine yazacağım sana munise.

Dost'a


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.