Dört Yıllık Ölümsüz Ölüm

0
450

“Her yılbaşında

Sana söyleyecek bir tek sözüm var;

Seni ne kadar çok seversem,o kadar çok olsun ömründen geçen yıllar.”

 

O gün,penceremden dşarı baktığımda dünyada hiçbir acının olamayacağını hissediyordum. Sonra o gün başladı. Başlamasaydı. Bir şansım olsa… Uyanmayayım. Lütfen uyanmayayım. Şimdi tekrar uyuyayım ve o gün yaşanmadan bitmiş olsun. Lütfen. Bir şansım olmadı,şansımız olmadı. İnsanlar acılarını anlatırken,dizlerimin bağı çözüldü derdi. Anlayamazdım. Yaşamamıştım ben o hissi,bilememiştim. Acıyı anlatmak için çok güçlü bir ifadeymiş. Dizlerimin bağı çözüldü gerçekten,ayakta durmak bebekken bile bu kadar zor olmamıştı. Kalbimi bir şey yerinden defalarca söküyor gibi bir şeydi. Defalarca bıçaklanıyorum ama ölmüyorum. Etraftaki sesler uğultu gibi geliyor. Her yer çok kalabalık,her yer insan. Burası bizim evimiz olamaz diyorum. Her yere bakıyorum ama o kadar çok insan var ki O’nu göremiyorum. Herkes ağlıyor. Herkes acıyan gözlerle bize bakıyor. Birileri geliyor sürekli ve sarılıyor. Boş gözlerle izliyorum etrafı. Ayağa da kalkamıyorum,beraber oturduğumuz o koltukta öylece bekliyorum. Seni bekliyorum. Burası neden bu kadar kalabalık,neden bunca insan ağlıyor anlayamıyorum. Hadi artık gel de bana ne olduğunu anlat diyorum içimden. Hadi gel de beraber bir kahve içelim,bu insanlar gitsin evimizden diyorum tekrar. O’nun, beni içimden de söylesem duyacağını biliyorum. Duymuyor bu sefer. Birileri geliyor ve sürekli hadi ağla,ağla da rahatla diyor. Yahu neden ağlayayım ki diyorum içimden. İçimden o kadar çok konuşuyorum ki kendimle kavga ediyorum. Sus diyorum kendime hep ve bunu bir süre tekrarlıyorum. Ben sussam da insanlar susmuyor ki. Ben bekliyorum ama daha. Gelecek biliyorum. Gelmeyecek diyorlar,gitti diyorlar. Siz O’nu tanımazsınız O bizi bırakmaz diyorum. Daha çok ağlıyorlar. Daha dün gece “Ben varken hiçbir şeyden korkma” demişti bana hem. Daha dün gece ya. Saatler önce. Ben dünyaları sığdırmıştım o cümleye. Acılarımı,korkularımı,yaralarımı sığdırmıştım. Şimdi o dünya başıma yıkıldı. Yavaş yavaş kabulleniyorum sanırım, gözlerimden yaşlar süzülüyor bu sefer de bunları durduramıyorum. Yine sürekli birileri geliyor; ben hep senin yanındayım,başın sağolsun,mekanı cennet olsun,Allah O’nun ömründen alsın size versin,zamanla geçecek gibi saçma sapan beylik laflar sıralıyor. İçimde bitmeyen bir umut,bekliyorum. Karanlık çöküyor yavaş yavaş bu sefer de evde bir yemek telaşı. Hiçbir şey olmamış gibi birileri ayran var mı diye soruyor,birileri ağzıma yemek sıkıştırmaya çalışıyor. Ben ağlıyorum bu sefer hiç durmadan. Uyuyamıyorum. Uyumak istemiyorum. Sabaha kadar gözümü kırpmadan bekliyorum öylece. Güneş doğdu ama bu her zamanki gibi değildi. Yarım kalmıştı sanki. Griydi her yer. Sonra bir ses yükseliyor. Duymak istemiyorum o sesi. Adı söyleniyor. Hiç yakışmamış adı o cümleye. “Merhum” diyor o ses. Cenazesi kalkacak diyor. Deli gibiyim,aklım sanki bana hükmetmiyor. Soruyorlar,son kez görmek ister misin diye. Son kez ne demek diyorum nasıl son kez. Görmeye gidiyoruz,son kez görüyoruz. Dokunamıyorum,çok saçma. Gözleri hala deniz mavisi. Gülümsüyor bana. Üzülme demek istiyor,biliyorum. Son görüşüm oldu gerçekten. Tabuta koyup evin önüne getirdiler daha sonra. Bayılmışım orada zaten. Toprağın altında şimdi. O’nu son görüşümün üstünden d-ö-r-t yıl geçti. Tam dört yıl. Zaman her şeyi geçirir demişti birileri. İşte onlar bu dünyadaki en büyük yalancılar. Çünkü,ben o an bir şeye inanmak istemiştim,avunmak istemiştim. Zamanın geçireceğine inandım hep. Zaman geçti de gerisi geçmedi. Bayramlarda,doğum günlerinde katlanarak geri geldi hep. Özlemin nefes aldırmadığı zamanlar oldu.Çaresiz kalıp kimseye gidemediğim çok oldu. Ama bir saniye bile unutmadım seni. Bir saniye bile aklımdan çıkmadın. Seninle yaşadım ben. Her yeni yaşımda bana sımsıkı sarıldın biliyorum,üşüdüğümde üstümü örttün,üzüldüğümde göz yaşlarımı sildin yine. Eskisi gibi. Son dört yılda çok şey başardık BABA,kendimden başka kimseye ihtiyaç duymuyorum,kimseye muhtaç değilim,kendi ayaklarımın üzerine o kadar sağlam basıyorum ki güvenmediğim,şüphe duyduğum hiçbir şeye yer vermiyorum hayatımda. Sahte değilim mesela,sevmediğim hiç kimseyle görüşmek zorunda değilim artık. Yanında olmaya katlanamadığım hiç kimsenin yanında olmuyorum. Kendime sımsıkı sarılıyorum hep. Hayallerimin peşinden gidiyorum. Daha o kadar çok hayalim var ki,beraber kurduğumuz bütün hayalleri gerçekleştireceğim. Sen yine yanımda olacaksın hep,biliyorum. Bu his bile çok güçlü olmama yetiyor. Çok güçlüyüm baba,çok. Sevgim de özlemim de çok güçlü. He bir de baba,insanlar çok yalancı. Zor oldu ama hepsini bir bir gördüm. Herkes unuttu seni,biz dışında. Bu dünyada hiç varolmamışsın gibi.Oysa sen bu dünyada varolduğun için ben nefes alıyorum. Derin bir nefes çekiyorum içime ve hep diyorum ki,iyi ki benim her şeyim. Yaşarken senden öğrendiğim şeylerin üstüne koyuyorum her gün. Dört yıl oldu denizim.

Huzurla uyu,yıldızlar örtsün üstünü. Dualarım sarsın her yanını. Sevgim ısıtsın içini. Selamı var güneşimin.

Seni çok seviyorum,öyle çok ki…

Dört Yıllık Ölümsüz Ölüm


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.