DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIM

0
648

Ne vakit geldin? İnce bir örtüyle örtmüşüm üzerimi. Uyurken biraz da kar yağmış hatta, üşümüşüm. Duymamışım kapı sesini? Arama bu vakitten sonra hiçliğini. Gece çok karardı, bulutlar çoktan çekildi kabuğuna. Sükutun, son raddeye yetişti.
Ne vakit geldin? Duymadım sessizliğini. Bırakma merhametini çay bardağında. Cam kenarına koyduğum fesleğenim, kokusu burnumda. Gideceksen eğer şu kapıdan ikinci kez, bir daha, kokmasın! Dokunma!
Ne vakit gittin? Yüzün kalmış aynamın buğusunda. Baktığım her bir zerrenin her bir çizgisi, gönlümü kırdığın… Bir serçenin kanadına yükledim sadakatini. Durulma kalemimin ucunda! Gönül almayı bilmeyene, yarım elmanın hatırı yok. Durma!
Ufkundayım. Güneşin kızıllığına dolandım, selam yolladığın sokaktan huzuruna. İki, üç, dört, akşamdan sonra, saatimin akrebi, yelkovanı dokunduğunda… Karartma sözlerini. Baktığın buğu, bakmadığınsa aydınlık, gittiğin yerden bakma!
Sitem sayıp mektup sanma bu sözlerimi. Bir kahvemi içip kırk yıl yok saydıysan, bu yolda mesafeyi adım adım sorduysan, adım geçen cümleyi üstünden vurduysan, akşamın adını da dönülmez koyduysan, durma! Kalk gel! Kırk yıl kahvemi iç, bir günlük hatırım olsun dudaklarında.
Ağlama gözyaşlarını, yüreğine karaları bağlama! Ne vakit geldin? Hangi vakte bunca ziyan? Sorma! Aklımın meylini sorma!
Dönülmez akşamın ufkundayım. Dönemem, dedim ya. Bekleme sen güneşi! Açıldığın denizin, kızgın dalgasında bul tan ışıklarını.
Dönersen, dönülmez bu akşamın ufkunda. Ben eğer dönersem, dönmem! Dedim ya, dönülmez akşamın bu ufkunda.

DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIM


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.