Dişi Köpeğin Meşhur Kuyruğu

0
187

“Kız doğuran, tez kocar.”
“Kız yükü, tuz yükü.”
“Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.”
“Oğlanı her kadın doğurmaz, er kadın doğurur.”
“Oğlandır oktur, her evde yoktur.”
“Ağaç yeşert meyve getirsin, oğlan büyüt ekmek getirsin.”

Diye söylenmiş bu topraklarda… Şu an batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine çoğu evde, erkek doğuramadığı için içten içe derin bir kederde boğulan nice ana var, misal. Erkek çocuğu olmadığı için soyadı sürekliliğinin derdine düşmüş birçok aile var, mesela.

Şaşırıyor musun bu duruma?

***

“Kız çocuğu ya er koynunda, ya yer koynunda.”
“Kız girdi on üçüne; ya erdedir, ya yerde.”
“On beşinde kız; ya erde gerek, ya yerde.”

Sözleri kalmışsa atadan;

Hayrete düşer misin, özellikle doğudaki çocuk gelinlerin karşısında?

***

“Kadın, erkeğin şeytanıdır.”
“Kadının biri ala, ikisi beladır.”
“Kadının hükmettiği evde, mutluluk olmaz.”
“Kadının sofusu, şeytanın maskarası.”
“Kadının altın şamdanı olsa, mumunu dikecek erkektir.”

Sözleri dillenmiş ya bu civarlarda;

Gözbebeklerin büyür mü, her gün “kadına şiddet” temalı haberleri okuduğunda?

***

“Erkek vefakar, kadın cefakar” denildiği anda, başlamadı mı en büyük eziyet?
“Kocanın vurduğu yerde gül biter” yapıştığında ağza, şiddettin en beteri meşrulaştırılmış olmadı mı, bu coğrafyada?
“Kadının sırtından sopayı, karnından da sıpayı eksik etmeyeceksin” ideali ile “Erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer” ülküsü benimsendiğinde, kadının yürüyeceği yol yalnızca mutfak ve yatak odası arasında çizilmedi mi?
“Dişi yalanmazsa, erkek dolanmaz” şeklindeki kışkırtıcı bir ifadenin, sanıyor musun ki hiç mi etkisi yoktu artan tecavüz, taciz ve kadın cinayetleri vakalarında?

Bir de şu meşhur kuyruk var tabii;

Neymiş efendim, “Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek yanaşmaz”mış. Görünen o ki, bu sözü topluma mal edenler, kendilerini sokaktaki hayvanla eşdeğer tutarak, bile isteye insan olmaya sırtlarını dönmüşler. İşte bu dönüşten sonra başlamış her şey. Her türlü şiddet ve binbir türlü yoldan çıkış, üst seviyelere ulaşmış. Dövmek, darp etmek, psikolojik anlamda zarar vermek hak olarak benimsenmiş ve normalleştirilmiş. Üzücü olan ve insanı kahreden asıl meseleyse, birçok dişinin de bu kanıksama ve normalleşme sürecine verdiği katkı olmuş. Sinmiş, susmuş yılmışlar… “Beyimdir, ne yapsa yeridir” diyip, kenara çekilmişler. Doğuramadıkları erkek çocukları için üzülürken, hemcinsleri olan kız evlatlarından utanmışlar. Etek boylarının diz üstüne çıkmasına izin vermemiş, “namus” kavramını yasakların, ayıpların ve günahların arasına sıkıştırmışlar.

Trajikomik olan bir başka detaysa şu olmuş: Topluma bu sözü miras bırakan o tehlikeli bilinç, iki cinsiyete de köpek (hayvan) olma sıfatını yakıştırarak bilmeden de olsa dişi ve erkek arasında bir eşitlik sağlamış.

Hayat işte;

Yanıltmış.

 

 

 

 

Önceki İçerikMektup/5 Son
Sonraki İçerikUMUT SORULARI
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı yine ODTÜ'de Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde tamamladım. Aynı alanda doktora eğitimime devam ederken bir biyoteknoloji firmasında çalışmaktayım. Yazı yazmak, benim için bir tutku... Bu tutkunun arkasında tanımadığım nice insana ulaşabilecek olmanın heyecanı yatıyor. Okuduklarım, hissettiklerim ve tecrübe ettiklerim neticesinde yazdığım yazıları paylaşmanın keyfini, kelimelerle ifade etmek imkansız. Bu yüzden, kendimi dünyanın en şanslı insanlarından biri olarak görüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.