Dikkat “İfşa Edilmiş Olabilirsiniz”

0
172

Bugünlerde kime sorsan bir sıfır noktasından bahsediyor gerine gerine… Milatlarını öyle güzel değerlendiriyorlar ki sormayın gitsin. Yaşadıklarının ötesindeki süslü anlatımları sanıyorum ki iğrenç maskelerinin gizleyebildiği en takdire şayan nokta.. Oysa vardır herkesin bir kırılma noktası.. Zihinlerinde yarattıkları kurmaca tahtlarının üzerine kurulup insanlara hitap edercesine anlattıkları deneyimleri.

Dönümler , dönüşümler her zaman anlatmaya değmez. Değmiyor bazen işte. Sadece bayat tortulaşmış bir tat veriyor  o kadar. Bir kademe fazlası değil.

 Ben insanların yüzlerinden tiksindim .Olanı , olmayacak olana meylettirip içinde eritmelerinden iğrendim.

İçinde bulunduğun durum bir çıkmazsa eğer kabullen. Eğer ki çıkmazı kabullenemiyorsan duvara bakarsın sadece.. Zihnin yücedir,  doğru. Sana duvara bakarken bile  hayali kapılar , sonsuzluk tünelleri yaratır .. Peki bu kafi midir , oradan kurtulmana. Kabullenmiş kişi, savaşçıdır. Kurtulmaya bakar.

Bana öyle geliyor ki ,bazen dolambaçlardan kaçınmalıdır yazar. Zira o dolambaçlar dönüp dolaşıp seni olduğun yere hapseder.  Eğer söylenenden söylenmeyeni çıkarmaya çalışırsan , genelde kaybedersin. Eski noktana dönersin.

Baktığında görürsün ki miladım dediğin her nokta aslında senden bir şeyler götürmüştür. Bu sıralar insanlar bana milatlarını anlattıklarında soruyorum “Neyinden vazgeçtin? Özgürlüğünden, onurundan, şerefinden, gururundan, özverinden, zekandan…. Neyini sattın ne uğruna..

Benim bulunduğum coğrafyalarda kadın bir obje zira.. Klavyede parmaklarımı gezdirirken ütopyalar inşa etsem de , gerçeğin iğreti rüzgarı kulağıma çalınıyor, bakışlarıma sızıyor.. Sokakta bir kadına laf atılıyor insanlar sessiz.. İstanbul’da  kadın şort giyiyor , dolmuşun içinde dayak yiyor, kamera kayıtlarını incelediğinizde görüyorsunuz ki insanlar sadece seyretmiş. Döven kim.. Genelde döven yok. Varsa da  basit bir tazminat.

Benim coğrafyamda kadınlar sesli güldüğünde kahpe bakışlara maruz kalıyor. Ve bakışların bir çoğu da kendi hem cinslerinden geliyor. Sakız çiğnediklerinde ayıptır deniyor mesela..

Benim coğrafyamda  ana dediğin varlık bile bazen ikiye bölünüyor. Farklı cinsiyetteki çocuğunu bile benzer yetiştiremiyor. Kızına ört bacaklarını ayıp ayıp diyen kadın, oğluna göster amcana haydi diyor.

Benim coğrafyama bir kadın geliyor, Sarra Siera öldürülüyor..

Çünkü benim coğrafyamda , erkekler tarafından öldürülen kadınlar için dikilen anıt heykeline ,sprey boyalarla belki hak etmiştir yazılıyor.

Benim coğrafyamda , zihniyet “ananın cennet ayaklarının altındadır” diyor. Ve can almaya kalkıyor.

Yine aynı zihniyet “kocadır döverde söverde ” diyor.

Benim coğrafyamda , kız kardeşler bile birbirini sevmiyor.

Ben bu coğrafyada yaptıklarıyla gururlanan her bir bireyi ,parmaklarım klavyede yazamaz , gözlerim bir cümle daha okuyamaz, kulaklarım bir diyalog daha duyamaz olana dek ifşa edeceğim.

Bugünlerde kadın susuyor. Sustukça pusuyor. Pustukça başını eğiyor. Eğdikçe eğiliyor. Eğildikçe tökezliyor. Tökezledikçe gerçeğini yontuyor .  “Beni seviyor” yalanına bir güzel inandırıyor kendini. Gerçeğini kabullenmedikçe de hapsoluyor kendi dünyasına.

Söylesene kadın elinde kaç hayatın var harcayabilecek?

 

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.