Derde Deva Randevu

0
86

11 aydınla randevulaşmak ister misiniz?
Çünkü bu kitap fevkalade mühim 11 yazarın dünyasına giriş bileti!
Zamanda yolculuğa çıkmayı vadeden Menteş; “Bu muteber müelliflerle muhataplık mertebesine layık mıyım?” diye soruyor en başında kedine.
Ve şu yazarlarla soru-cevap şeklinde sohbet etmeye başlıyor:
-Farabi
-William Shakespeare
-Dostoyevski
-Hacı Bektaş Veli
-Friedrich Nietzsche
-Hüseyin Rahmi Gürpınar
-Agatha Christie
-Neşet Ertaş
-Kurt Vonnegut
-Orhan Veli Kanık
-Charles Bukowski
Murat Menteş ve Hakan Karataş, İlker Kocael ile Derde Deva Randevu serisi hakkında yaptığı kırk üç dakikalık bir söyleşide şunları söylüyor:
“Okumak insanın kendi aydınlanması peşinde giderken yaptığı bir şeydir. Anlayayım, öğreneyim, bileyim fikriyle okuyoruz bu da doğal olarak aslında dertlerimiz olduğu anlamına geliyor. Gerek biraz mevzuyu anlamaya çalışıyoruz yani asıl problem nedir, dert nedir onu anlamaya çalışıyoruz gerekse de anladığımız kadarıyla derde deva bulmaya çalışıyoruz diyebiliriz.
Kitap okumanın bir nevi randevu olduğu, bu randevunun hemen her zaman bir dertleşme ve/yahut deva arayışı anlamına geldiği kabulüyle hareket ediyorum.
Bu kitapta 11 tane işaret vermeye çalıştık.
Yapmak istediğimiz şey şuydu: Yazarla okuru yakın kılacak bir yaklaşım oluşturmaya çalışmak. “

Geçiştirilmiş, basite kaçılmış, az sayfayla çok para talep edilmiş gibi birçok yorum okudum.
Evet, İkinci cilt birinci cilde nazaran çok daha doyurucuydu menteşiler için ama artık kitapların sayfa sayısıyla içeriğinin ilişkili olmadığını kavramak zorundayız diye düşünüyorum.
Nasıl ki beş yüz sayfalık bir kitap hayatınızda sadece bir iki günlük yer kaplayabiliyorsa aynı şekilde yüz on bir sayfalık bir kitapta hayatınızda devrim yaratabilir.
-Eğer isterseniz-
Dostoyevski’nin de dediği gibi “Kötülemek kolay, anlamak zordur.”

Menteş’in bir kitabını okuduktan sonraki en büyük problem zannımca her kitapta onun kitaplarında olduğu gibi farklı bir dil beklemek. Bu yoruyor olsa da üçüncü cildi merakla bekliyorum. Birkaç tane de alıntı eklemek istiyorum birinci ciltten. İkinci cildi işin içine katarsam sanırım yeni bir blog sayfası açmam gerekecek. (Önerisini yaptığınız serinin yazarı idolünüz olmamalıymış… ha-ha)
“-Savaşlar neden tümden bitmiyor hala?
+Çünkü insanoğlu iktidarla sarhoş olan bir şempanzedir.”

“Biri bize ilan-ı aşk edince?
+Biri size ilan-ı aşk ederse topuklayın.
-A-ha? O niye?
+Çünkü hiç kimse zannettiği kadar medeni değil.”

“-Kitaplardan uzak kalırsak ne olur?
+Bugün olanlar olur. Hediyelik eşya dükkânından bulduğun zımbırtılarla hayatına anlam katmaya çalışan pasif bir budalaya dönüşürsün.”
Cümle mühendisi Menteş ve çizer Karataş aslında edebiyatın sadece kelime oyunu ve kurmacadan ibaret olmadığını, bir zaman makinesi olabileceğini ispatlıyor.
Velhasıl;
“Şeyhim beni ışınla dedi ve ışınlandı”

Derde Deva Randevu


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.