Deli Dansı

2
156

Gökyüzü ıslak, toprak kuru. Ellerim boş, pencerem kapalı. benden uzaksın, gerçekliğimden trenlerce uzakta sayısız ray aramızda…
Salıncağımın ardı arkası boş, kollarım boş. Karşımdaki sandalye boş, üzerindeki ceket sahipsiz. Yerim yurdum toprak altında. Şimdi, toprak diyerek basıp geçer miyim?
Gökyüzü ıslak, sokaklarımız boş; müzik susmuş. Yürüdüğüm yollar, yazdığım mektuplar, aldığım soluk şimdi ne seni bana getirir ne de beni sana götürür.
Gözümü kapattığımda duyduğum bu şey ne senin sesin ne de nefesin… Bu şey deli dansı. Sokaklarca susmayan sadece bizim duyduğumuz, dansını sadece bizim bildiğimiz deli dansı.
Gecenin bir yarısı ensemdeki o kabus, gözümün önündeki fotoğrafın. Fısıltıyı sen de duyuyor musun? Yattığın yerden. Fotoğrafının içindeki senin kulağıma eğilip fısıldadığı şeyleri. Nefesim kesilene kadar dinlerim, konuşan fotoğrafın değil sensin. Bana bir şeyler bağıran ağlayarak konuşan sensin. Müziği anlatıyorsun bana, deli dansını. Yağmur yağarken çalan bulutların müziğini. Deli dansının tarihçesini döküyorsun kulağıma. Benim tarihim senden ibaret unutuyorsun. Sevgi sözcükleri haykırıyorsun sesin derinden geliyor. Yerimin yurdumun kalbinin attığı yerden. Şimdi, toprak diyerek basıp geçer miyim?
Bahar ayları gelmiş, çiçekler açmış; ağaçlar meyve vermiş, çocuklar sokaklara çıkmış. Senin de etrafında güller açmış, kardelenler sarmış etrafını. Bahar çiçekleri güzelleşmiş seninle. Baharı, bahar yapmışsın. Yerim yurdum güzelleşmiş. Şimdi, toprak diyerek basıp geçer miyim?
Mektuplarım adressiz, isimsiz kalmış. Her gün açılan gözlerin kapanmış. Yüzünü dönmüşsün, fotoğraflarda.
Olanlar olalı yıllar geçmiş. Ben sayamadım telaşımdan, sana kavuşacağım günün telaşından. Üstüm başım özensiz, saçlarım bozuk, yüzüm solgun, dağınık, ocakta çay yok. Telaşım bundandır. Görme böyle. Beni güzel görmek istermişsin, fotoğraftan söylemiştin hatırlarsın. Kavuşmamıza 1 hafta kala her gün bizim için sokakta dans et demişsin. Şansına en sevdiğin havalara denk geldi. Yağmurun altında deli dansımızı ederken, müziği duymayanları gördüm. Gözümü kapattım sen geldin, tuttun elimden benimle birlikte dans ettin. Kahkahalar attık beraber zaten sen de benimleydin. Evet benimleydin.
Kavuşacağımız gün geldi çattı. En sevdiğin gömleği giydim, saçlarımı açıp taradım, çok yakıştırdığın o ruju sürdüm, evi topladım ve en son çay koydum ocağa. İçimde bir huzur var, oturup seni bekledim. Saatlerce bekledim oturduğum yerde. Fotoğrafını aldım elime dinledim, dinledim, dinledim…

Bu seni son dinleyişim oldu, bu seni en güzel dinleyişim oldu. Sesini, sıcaklığını hissettim yüzümde.
Şimdi sevgilim yan yanayız. Sus pus oturup birbirimizi izliyoruz. Bir fısıldıyorsun kulağıma “ölüler konuşmaz sevgilim, fotoğraflar konuşur.”
Fotoğraflarımız başlıyor konuşmaya, deli dansı ediliyor tüm sokaklarda.
Yerim yurdum olan o toprak, yerimiz yurdumuz oluyor.

Deli Dansı

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.