Çok Geç Olacak

0
411

Bazı şeyleri görmeye 7 yaşında başladım ben… bir gece vakti annemin ağlamaklı bağrışına uyandım. O anda ne olduğuna anlam veremediğimden yatağımdan kalkıp odaya doğru ilerledim ve gördüğüm manzara o yaşta beni şuanda bulunduğum konuma getiren olay oldu…

Babamı annemi döverken görmüştüm. Tabi o zaman çocuk aklı fazla bir şey anlamamıştım. Annem gözyaşlarını silip beni yatağa götürüp ‘’bir şey yok annecim, baban ile şakalaşıyorum’’ dedi… ben o zaman gerçekten şaka zannetmiştim… Ama büyüyünce anladım ki bunların hiç biri şaka değilmiş. Her biri ömrümüze vurulan birer darbe imiş.

Çevremdeki çocukların büyük bir kısmına hep hayran kalmışımdır. Hani her şeyi babası ile yapanlar var ya işte onlar benim gözümde dünyanın en özel insanları idi… Çünkü onların babaları ile yaşadığı hiçbir şeyi ben babam ile yaşayamadım. Zira benim bir babam olmamıştı. Hani babası vefat eden çocuklar keşke babam sağ olsaydı diyorlar ya, ben onların o kadar üzülmelerini anlamsız buluyorum. Sizin babanızın yeri belli, mezarına gidip istediğinizi söyleyebiliyorsunuz, size niye geldiniz filan da demiyorlar. Bence asıl üzülmesi gerekenler ben gibi olanlar. Ben ne gibi miyim ? söyleyeyim, babası yaşayıp da ona bir kere bile olsun diyemeyenim, bir kerecik olsun babasını öpemeyen, sevgisine hasret olanım. Bunun ne kadar acı ve zor bir durum olduğunu benimle aynı kaderi yaşayanlar bilir ancak. Dışardan bakılınca fark edilmez bizim hislerimiz ama bizim içimize girerseniz şayet işte o zaman en az bizim kadar canınız yanar.

Küçük yaşlarda işkence gördüm babamdan. Annem, ben, kardeşim… Hepimiz böyle istemediğimiz bir kader yaşıyorduk. Buna ne kadar kader denir bilemiyorum zira  bu annemin tercihi ama bizim değil. Çünkü çocuklar ailelerini seçemezler. Eğer bizlere ailemizi seçme hakkı verilseydi daha doğmadan emin olun hiç birimiz böyle bir hayatı seçmezdik. İlk başlarda sadece bağırıp çağırırdı bana, ben de bunlar ufak şeyler geçer derdim.. Zamanla olaylar farklı boyutlara taşınmaya başladı. İşin içine girdi. Annemi çok saçma sebeplerden dövdü defalarca. Gerçi dövmenin hiçbir geçerli sebebi olmaz ama yine ihtimal verseler birini dövme sebebine emin olun bu hiçbir yerde geçerli olmayan bir sebep olurdu. Elbet bir gün geçer dedim bunları da atlatırız dedim ama olaylar hiç de öyle gelişmedi. Her gün daha da artmaya başladı acılar. Artık kavgasız günümüz yok gibi bir şeydi. Ama ben yine de pes etmedim çünkü benim korumam gereken bir annem ve kardeşim var idi.

Etrafımdaki insanlar babalarından bahsederken ben hep yalan dolu hikayeler anlattım. Çünkü gerçeğini anlatsam çoğu insan bana acıyacak idi. Ben bana acımalarını istemedim hiçbir zaman. Hiçbir bayram bana bir bayramlık almadı mesela. Okuldan dönünce okulun nasıl geçti demek yerine sen niye okuyorsun ki senden bir b*k olmaz dedi. O bunları diyebilme hakkına sahip olduğunu sanıyordu çünkü o evin sahibi, bizim babamız idi. Ama unuttuğu bir şey vardı ki bunları yaparak babalık yapılmıyor. Sen bunları yaparak sadece bize zulüm ve eziyet ediyorsun. Biliyorum baba, sen bunları çok geç fark edeceksin ama ne yazık ki o gün biz yanında olmayacağız. Nerede ne yaptığın hep aklımın bir köşesinde olacak ama hiçbir zaman sana ulaşmak için uğraşmayacağım.

Ben bir gün sana sarılırım diye gençliğimi harcadım. Hani olur da bir gece beni öpüp iyi geceler dersin diye sabaha kadar uyumadım. Senin canın sağ olsun demeyeceğim çünkü sen benim canımı çok yaktın. O ellerin ile defalarca vurmak yerine bir kere başımı okşasaydın senden gelecek her şeye razı olacaktım. Hani diyor ya şarkıda ‘’Ah babam sağ olsaydı’’ diye işte ben de kendi kendime hep bunu söylüyorum. Bedenin hala yaşıyor ama senin kalbin ölmüş be baba. Kollarımda söndürdüğün sigaraların izleri kolumu değil de yüreğimi sızlatıyor her gördüğümde. Annemi bıçaklaman ise felaket sahnesi gibi gözümün önünden gitmiyor. Biliyorum senin de içinde bize karşı bir şeyler var ama sen onu göstermekte çok geciktin. Parkta salıncak sırası bekleyen bir çocuk gibi senin gelişini bekledim hep. Birazcık heyecan birazcık da başkası kapar korkusu ile senin kucağını bekledim.

Yaşım 19 oldu… Hiçbir doğum günümde yanımda olmadın. Hep arkadaşlarım vardı ama ben en çok seni istedim yanımda. Çünkü ben hep sana hasret büyüdüm. Yaptığın onca şeye rağmen hala bekliyorum bir gün bana oğlum demeni. Bekliyorum ama sanki hiç gelmeyecekmişsin gibi geliyor.

Sana son sözlerimi söylüyorum şimdi ey kalpsiz ve vicdansız adam. Seni şu zamana kadar gelirsin diye büyük bir umutla bekledim ama artık o umudu kesip atıyorum yüreğimden. Bu saatten sonra sakın ola ki gelmeye çalışma zira karşında evladın değil düşmanın var. Annemin gözünden akan yaşlara sebep oluşunu, bizi sefalet içinde bırakıp zenginlik içinde sefa çektiğin günleri sakın ola ki unutma. Unutma ki sana niye böyle yaptığımızı bil. Eğer bir gün ölürsen mezarına gelip ağlamayacağım. Sana yine sitem edeceğim. Sen beni böyle biri olmak zorunda bıraktın. Oysa ki ben her çocuk gibi çocukluğumu yaşamak istedim. Küçük yaşta büyük adam olmayı istemedim. Annesine pansuman yapan birisi olmak hayallerim arasında olmadı hiçbir zaman ama sen tarafından mecbur bırakıldım. Astım hastası kardeşimi öldüresiye dövüşünü ve bunlar gibi bize yıllarca çektirdiğin şeyleri asla ama asla unutmayacağım. Sen benim neler çektiğimi asla bilemeyeceksin. Gün gelecek o kırdığın ellerimize muhtaç kalacaksın ve işte o zaman kırdığın yerlerden kırılacak, yaşattıklarını misli ile yaşayacaksın. Keşke diyorum bunları yapmasaydın da böyle şeyler başına gelmeyecek olsaydı.

Keşke o adam değil de BABAM diyeceğim kişi olsaydın.

Çok Geç Olacak


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.