Çocukluk Sosyo-psikolojisi

0
28

Çocuk, ebeveynlerinin taklidi ve bir bakıma onlardan bağımsız yeni bir bireydir. Toplumun temel taşı olan ailenin, en merkezinde yetiştirilen bir bitki gibi fakat aklı, düşünceleri, benliği, egosu ve ID’si olan bir toplumsal öge yahut insanî biçimde ele alınacaksa şahıstır.

Tüm bu önermeleri ele almamız doğrultusunda demek oluyor ki düşünebilen ve kavrayabilen bir varlık olan çocuk, daha anne karnındayken annenin maruz kaldığı olaylarla ya da çevredeki kişilerin yapısal mahiyette gördüklerini (ister bu doğrular totoloji olsun ister çelişki) kendi zihninde yaşatır.

Çocuğun katılacağı ailedeki bireylerin psikolojik yapılarından tutun dış görünüşlerine kadar tüm ana etkenler ve baskın durumlar yukarıda bahsettiğime ek olarak çocuğun etkilenebileceği ya da tekrar edebileceği hareketlere, düşüncelere yol açar.

Şimdi bir durum ele alalım: x ailesi

Sorunlu bir baba, yıllarca psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalmış bir anne… Doğan çocuk da otomatik olarak bu aile içerisindeki konumunu elbette vahşi doğadaki hayvanların yırtıcılığı gibi kendine yırtıcılığı hak tanıyacak ve ailede başlayan bu öğrenim ya da kazanımlar elbette dış çevreye yayılacaktır.

Bunun iyileşmesi eğer sağlanmazsa bu şekilde büyüyüp yetişmiş olan çocuk ata mirası olan bu düşünce ve yırtıcılığı psiko-geniyle beraber doğacak olan çocuğuna, kendi annesine nasıl davranıldıysa eşine de öyle davranarak bırakacak. Mâmâfih, bu durum böyle nesillerce sürüp gitmekte ısrarcı olacak. Toplumun dengesi bozulma yolunda hep aynı ölçüde ya da biraz daha fazla olacak.

Şimdi bu durumun değilini saptayalım: y ailesi 

Sorumlu bir baba, psikolojik ve fiziksel olarak güçlü/dengeli bir anne. Bu aileye doğacak olan çocuğun topluma katılma ve toplumda etkili bir biçimde sorunsuzca rol alması da muhtemel olarak daha kolay olacaktır.

Saygının babadan anneye nasıl kullanıldığını gören, anlayan ve duyumsayan bu çocuk da kendi çevresinde aynı derecede saygılı olacaktır. Ve öyle ki topluma kabulü daha olanaklıdır. İleride kendi kuracağı aileyi de aynı değer yargılarıyla yürüteceğinden daha uygun bir modeli yolunda ilerleme kaydetmiş olacak.

Şimdi bu iki farklı durumdaki çocukları aynı çemberde işleyelim:

Birinin aldığı değer yargıları toplumun derinindeki olumsuz ve ayıplanan ya da etik açıdan uygunluğu olmayan değer yargılarıdır. Diğerininse tam aksine daha itibarlı, daha sakin ve etik açıdan uygunluğu olan değer yargılarıdır.

Tüm bu önermeler sonucunda sıfırın çarpan olarak kullanılması durumunda karşısındaki diğer sayıyı yutması gibi x ailesinin çocuğu y ailesinin çocuğunu yutar yani onun değer yargılarını da etik açıdan uygunsuzluğa çeker. İlk başta belirttiğim gibi de bu toplumda sosyo-virüs gibi yayılmaya devam eder ve asıl gerçeklik olan ruh sağlığımızı tümden bozar.

O nedenle öncelikle aileler ve sonrasında gelecekte bir aile kuracak olan yetişkin ya da henüz ergin bile olmamış sevgili bireyler, sizler her daim öncelikle kendinizi ve sonra da çevrenizdekileri en başında sorumluluğa lütfen davet ediniz.

Mutsuz ebeveynler mutsuz çocuklar demektir ve mutsuz çocuklar içinse yarınlar karanlıktır. Çocukların ışığını ellerinden almayalım, kendi dünyamızı da karartmadan yavaş ve emin adımlarla yaşam yolculuğunu en haz alınan noktalarla ama hazzın sonunda gelecek sorumlulukları da düşünerek saygı çerçevesinde bitirelim.

Çocukluk Sosyo-psikolojisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.