Cevapsız Sorular

2
361

Neden bana sorduğun hiçbir soruya cevap veremiyorum?

Bana soru sormadan önce bunu kendine bir sorsana. Ben ki yaptıklarına halen anlam veremezken bana cevapsız kalacak bir sürü soru sormaya devam ediyorsun. Ben sana hiç böyle yaptığımı hatırlamıyorum. Şu zamana kadar seni asla zor durumda bırakmadım. En ufak sıkıntında hep yanında oldum. Senin sesin titrediği zaman benim nefesim kesiliyordu… Ama şimdi bakıyorum da durum baya bir değişmiş. Eskisi kadar düşünceli, duyarlı ve meraklı değilsin. Acaba şuan yanında olduğun adam eski halini beğenmedi de seni başka biri mi yaptı? Ben sana hep ne söylerdim, kime gidersen git ama sakın kendinden ödün verme. Ne isen hep o olarak kal. Ama sen bu sözümü de diğerleri gibi bir kenara atmışsın. Gidişinin ardından tam 2 yıl geçti. Bugün hem gidişinin yıl dönümü hem de senin doğum günün. Doğum günün kutlu olsun delibal… Sana niye böyle dediğimi ikimizden başkası bilmiyor. Ben sana delibal diyorum çünkü gerçekte delibal’ın fazlası zehirdir. Ben seni sevmenin derecesini ayarlayamadığım için kendi kendimi zehirledim. Bu yüzdendir ki ağlamaya hakkım hiç yok. Çünkü kendi düşen ağlamazmış. Seni denizlere anlattım, dalgalar tüm şehri ezdi geçti. Dağlara anlattım, taşlar birer tuz parçası haline geldi. Gökyüzüne anlattım seni, mavilikler siyahlığa bıraktı kendini… Şimdi ben kalkıp seni insanlara anlatsam onlar ne hale gelir? Hadi onlar belki kaldırır ama seni sana anlatsam dilin tutulur, ne diyeceğini bilemezsin. Ben, seni bana anlatırken paramparça oluyorum ama senin bundan hiç haberin olmuyor. Belki bir gün ararsın diye telefonumu yanımdan ayırmıyorum. Hani olur da bir gece yarısı kapımı çalarsın diye sabaha kadar balkonda seni bekliyorum. Herkes gelmeyeceğini söylese bile  bana ben yine de bekliyorum seni. Hani seninle Pazar günleri evde dizi izlerdik hatırlar mısın? Sen sürekli çay içerdin ben de kahve. Sonra kucağımda uyuya kalırdın ve ben seni uyandırmamak için öylece dururdum. Şimdi aynı kanepede yarım kalan dizimize bakıyorum. Kaldığı yerde bıraktım çünkü ben biliyorum sen bir gün çıkıp geleceksin. Ve geldiğin gün sana sımsıkı sarılıp bizi tüm insanlara göstereceğim. Onlara asla inanmaktan vazgeçmememiz gerektiğini göstereceğim.  Geçenlerde bir şarkı dinledim ve orada diyordu ki ‘’ Sorma bana, kırma kalbimi. Söyledim ya sana, bilmeden oldu’’ Eğer sana karşı yanlışım olduysa bunu neden yaptığımı sakın bana sorma çünkü bilmeden oldu. Ben hiçbir zaman seni üzmek için bir şey yapmadım. Senin üzülebileceğinin düşüncesi bile benim korkmama yetiyordu. Ben, sen uyanma diye ağır ağır nefes alırken nasıl olur da seni üzebilirim. Daha fazla bekletmeden gel artık.

Bugün doktora gittim… İlaçların etkisini artık hissetmediğimi, acılarımın bir türlü geçmediğini anlattım. Bana sadece ilaçlara mı bel bağladığımı sordu ve ben hiçbir şey diyemedim. Haklıydı aslında…. Sadece ilaçlara bel bağlayarak geçmezdi ki bu halim. Senden kalan ne varsa aynı şekilde yerinde dururken ben nasıl iyi olabilirdim. Hadi diyelim senden kalan her şeyi topladım ve çöpe attım. Peki aklımdaki, yüreğimdeki seni ne yapacağım? Her şeyin cevabını buluyorum da bir tek bunun cevabını bulamıyorum. Bir yerde okumuştum, unutmak ile ilgili çok güzel bir açıklama vardı ve şöyle diyordu: ‘’Sen unuttum dediğinde değil unutmana izin verdiğinde unutursun’’ galiba hayat seni unutmama izin vermiyor. Ee hayat bile seni unutmama izin vermiyorsa benim bunca çabalarım neye? Kullandığım onca ilaç sadece zarar vermekten başka bir şeye yaramıyor demek ki. Senin sevgin benim ilacım. Senin bu ilişkide hiçbir suçun yok sevgilim. Tüm suç bana ait çünkü ben o ilacın dozunu ayarlayamadım. Dozu ayarlanmamış ilaç ya faydasız olur ya da zehir. Ben zehirleniyorum şuan. Yavaş yavaş eriyorum. Ve sen yanımda yoksun. Varlığının bana vereceği şifayı düşünürken şöyle bir aynaya bakıyorum da ben şuan ölüyorum… bir şarkıda geliyorsun aklıma veya bir filmde. Beynim benden gidişini gözümün önüne getiriyor ve nefesim kesiliyor. Keşke diyorum o anda ona sımsıkı sarılsaydım da gitmesine engel olsaydım. Sahi sana sımsıkı sarılsaydım yine de gider miydin? Beni bu hallerde bırakıp başkasına sarılır mıydın? Şuan sana başkası sarılıyor, başkası öpüyor seni ve başkası saçlarını okşuyor. Sen gittiğinden beri ben doğru düzgün çıkamadım bu evden. Ben dışarıda iken gelir de beni bulamazsın diye günlerimin çoğunu evde geçiriyorum. Numaram halen aynı. Bana ulaşmak istersen ara beni, ben her zaman müsaidim sana.

Cevapsız Sorular


2 YORUMLAR

  1. Aslında yazmayacaktım ama içimden çok yazmak geldi neden bu kadar özlerken yazarken ona söylemiyorsun?
    Unutma ki seven sevdiğine sevdiğini söylemeli..
    Ve sana bir şarkı armağan etmek istiyorum bu yazını o şarkı eşliğinde okudum yakıştı bence sende seversin :))
    Yedinci ev – anlat ona
    Ve hadi buda benden kıyak olsun
    Canozan – öyle kolay aşık olmam
    Bunları dinle kafanı toplarsın :))
    Umarım kavuşursunuz bu kadar sevgiye hoşçakal..

    • Ben onunla kavuşmanın hayalini seviyorum. Onunla gerçekten kavuşmak istemiyorum çünkü o artık eski o değil. Bana gelse bile yüzüne baktıkça eskileri hatırlayacağım. O yüzden hayali ile kavuşmak daha güzel zira kimseye zararı yok. Tavsiyelerin için teşekkür ederim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.