BİR SIRDAN BİR UÇURUMA DOĞRU

0
764

Evrenin sırrına kapılar açan insan yüreğinin sırlarına neden kapı açamıyordu ki?

Yoksa yorgun muydu? Ya da kırılmış mıydı?

Dönüp bedenini kuşatırken mutluluklarla, bir ince sınırda kalıyordu umutları ve dönüp pes ediyordu rüyalarından. Uyutmak için artık gözkapaklarına geceyi indiriyordu. Dudaklarında suskunluk, geceye uzun dalmışlıklar, duvarlar sağır dilsizliklerle doluydu. Bir uçuruma adımını atar gibi yürüyordu.

korkmaz mıydı ki insan?

dengede kalabiliyordu sevinçleri?

Bir uçurum kenarı oldukça içi, düşüp artık bırakmak nasıl da anlamlıydı. Gitmelerin sonundaydı oysaki ama bitkin ve umutsuzca düşe kalka hala yürüyordu. Bir güne sığdıramıyordu bedenini her an içinden kelebekler göçüp ölecekmiş gibi.

Dalmak artık bir masala ve uyanmamak…

Sonsuzluk ürkütücü değildi. Bir canhıraş çığlık kopunca bedeninden sancılarına yenik düşüyordu. Zayıftı ve artık sınırsız bir sonsuzluğun kenarında hayatın uçurumundan ayaklarını bırakmaya hazırdı. Tanımlara, kelimelere bürünen harflerde ve şiirlerin yitik bir mısrasında insan kendini buluyor ve artık kendisiyle saklambaç oynadığı hayata kendini gösterip bir daha hayatın onu hiç bulmayacağı bir sonsuzluğa saklıyordu bütün bedenini.

Ve artık bedeninde sakladığı bir sırrı tutamıyor, bir uçuruma giderken sırlarını bırakıyordu yorgun ellerinden…

BİR SIRDAN BİR UÇURUMA DOĞRU


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.