Merhaba.
Uzun zaman oldu, bugün buraya gelebildim.
İtalyan edebiyatı bana “yeterince” yeni gelirken ikinci tekil şahıs hedef alınan bir dil beni iyice sarstı diyebilirim. Zor bir okuma deneyiminden pek de iyi olmayan bir zamanda geçtim.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, postmodernizmi doruklarda yaşayacağınız bir eser. İtalyan edebiyatı akımlarından olan “Oulipo”nun etkisiyle benim için zorlaşan romanı bir roman olarak ele almayacağım. Zira Calvino’nun bu romanı roman niyetiyle yazdığını düşünmüyorum. Bugün, yorumlanacak çok bir olay olmamasına rağmen Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’yu ele almamın sebebi özgün üslubudur.
Italo Calvino, eserinde toplam on iki roman başlangıcını derlemiş. Bu başlangıçlar arası geçiş oldukça sert. Bir bağlantı kurmak en azından benim ve sohbetini yaparken tanıştığım kitapseverler için pek kolay olmamış gibi gözüküyor. Bir roman üslubu beklerken karşılaştıklarım şaşırtıcıydı. “Sen” hitabıyla huzursuzlanmaya başladım. Alışık olduğum bir durum değil. Kadın okur ve erkek okur kıyaslamaları yapılırken ara sıra kendimi düşündüm. Her iki okuru ayıran şey görünürde cinsiyet olsa da bakış açılarının resmedilmek istendiğini anlıyorum. Zaten bu eserden çıkardıklarım çok sınırlı, okurken anladıklarımdan biri okurların eserden bekledikleri ve aldıkları verimin farklılıklarının kıyaslanıyor oluşuydu. Eserden zevk almak isteyen okur ve eseri laboratuvarda incelermişçesine didikleyen okurun çatışmalarını görebildim.
Neden çok bir şey anlayamasam da bu kitabı elimde tutacağım? Birincisi, postmodernizm adına gelişim sürecimde ölçü birimim bu kitap olabilir diye düşünüyorum. İkincisi, yanlış bir zamanda okudum lakin süreçten öğrendiklerimi bugün anlıyorum. Zor bir deneyim oldu. Yaşamak da zor geliyor bazen.
Beni rahatsız eden mevzu “sen” ile devam eden anlatımdı ama bu rahatsızlık neden: Alışmadığım bir dil olduğu kesin, esas rahatsızlık kaçarken sığındığım kitabım beni doğrudan yargılaması olabilir miydi?

Okumak, hele de büyürken zor eserlerle tanışmak sancılı bir süreç. Pembe dizi dünyası için biraz yaşlıyım.
Yerin altı, üstünden daha iyi olabilir mi diyerek siyahlara dönüyorum.
Bugün, okumaya; yaşamaya hazır hissediyorum. Teşekkür ederim.