Bir İpte Çok Cambaz

İnce bir ip üstünde yürüyorum.
Adımlarımı atarken düşündüğüm şeyler var.
Aynı anda çok fazla yerde bulunmak istedim. Ama o an bulunduğum yerde olmak istemedim.
Geçen zamanla çok fazla kavga ettim. Ama zamanın bir an önce geçip gitmesini istediğim çok oldu.
Büyük hayaller kurdum. Ama hedefe dönüşmedi.
Aynı anda hem yalnız kalmak istedim hem de kalmamak.
Tek bir gün içerisinde hem sevildim hem nefret edildim. Hem sevdim hem nefret ettim.
Konuşandan çok dinleyen olmayı seçtim. Dinleyici olarak öğrendiğim şeyler oldu. Paylaşmamayı tercih ettim.
Benim için neyin önemli ve kalıcı olduğunu öğrendiğim bir an oldu. Ufkumu genişletebildim.
Vizyon sahibi olmanın önemini, bana gelecekle ilgili sorulan tek bir sorunun cevabını veremediğimde anladım.
Hayatımdan sahte gülüşlerimi çıkardığımdan bu yana gülmenin zahmet gerektiren bir iş olduğunu anladım.
Sezgiden çok mantığa yönelmenin doğruluğunu kabul ettim. Uygulamak benim için zor olsa da.
Empati kurmanın önemini bana uygulanmadığında daha iyi anladım.
Ağzından çıkan her kelimenin, bir duruma yaptığın her yorumun aslında seni temsil ettiğini, insanlardan kendimi dinlediğimde anladım.
Tatmin olmanın ve doyuma ulaşmanın önemini bir şeyi çok isteyip ulaşamadığımda anladım.
Farkındalık kazanmadan yaptığım her seçimde, pişmanlığın ne demek olduğunu öğrendim.
Yapmak istediklerimle, yaptıklarımın farklı olduğunu anladığım zaman birinci plana kendimi koydum.
Deliksiz ve huzurlu uykumun çocukluğumda kaldığını kendime itiraf etmem bir hayli zor oldu.
Bunları düşünürken, ipin üstünde bir miktar yol aldım. Geri dönüp arkama bakabiliyorum ama tekrar o yollardan gidemiyorum. Bu yüzden yürümeye devam ediyorum.
Yalnız değilim, bir sürü insan benimle aynı anda yürüyor. Uzaktan hepimiz aynıyız. Kusursuz bir düzen içinde gibiyiz.
Oysa yakından bakıldığında hepimiz adım atma şekillerine kadar farklıyız.
Yürümeye devam etmek daha kolay geliyor. Dönüp etrafa bakmaktansa.
O yüzden sadece yürüyoruz.
Küçük ve emin adımlarla ilerleyenler de var riskli ve büyük adımlarla da. Uzun ya da kısa mola verenler de var düşenlerde.
Ben, gözlerimi yürüdüğüm ipin üstünden çekerek ilerlemeye devam ediyorum.
Siz nasıl ilerliyorsunuz?
Sizin geriye dönüp baktığınızda, düşündükleriniz neler?
Başınızı yürüdüğünüz yerden kaldırıp ileriye doğru baktığınızda neler görüyorsunuz?