ben varım!

0
289

“Ektin beni bir tek toprağa değil gönlüne gönüllere

Dikmedin var olandan bir tohumdum koskoca bir insan olum.”

Herkesin hayatında kendini hapsettiği bazen yalnızlık ile ödüllendirildiği cam bir fanus olmuştur. İlkokul yaşlarından bu yana güzel yazı defterini ilk isyan ile yere fırlattığın andan beri bazı bazı oradasındır. İncecik bir çatlağı vardır bu fanusun. Derin gitgellerin arasında ancak bu kadar dayanıklı olabilmiştir. Belki bir çığlığın belki öfkeli bir yumruğun en muhtemeli de keskin fakat o kadar keskin ki etrafındaki kimsenin gözlerinden ayrıldığına şahit olmadığı keskinlikte bir bakış sebebidir çatlağın.

Yüreğine yerleştirdiğin  tohumunu toprağa ilk atan her kim ise o belirir camın ötesinde. Bu sefer de yüreğine huzur, mutluluk, öfke, hırs o seni kurtaracak olanı ekmeğe gelmiştir. Sızar incecik çatlaktan içeri, eli omzuna dokunduğu anda ilk izlediğin güneşin doğuşunu, ilk okuduğun kitabı, ilk kavganı, ilk aşkını, ilk duygusal gerilimini ve güneşi ilk batırdığın sabahı anımsarsın. Ta o günlerden sabah vakti batan güneşin gelişine inancın tamdır belki de yok.

Bir tek senin için değildir o el hepimizin birileri vardır. Yalnızlık yoktur gibi iddialı bir cümle ile kanıtlamak istiyorum bu kişiyi.

Tüm seslerin kesildiği hatta nefes alış verişlerin bile duyulmadığı o yerde susturamadığın bir kişi kalıyor kimi zaman. Sen ağlarken en kıvrak şarkıları söylüyor, yersizce kedere bürünüyor ve bazen öyle bir damarına basıyor ki ‘merhaba!’ kelimesi bile öfke patlamalarına sebep oluyor. Kendin varken nasıl olur da yalnız olur, kalır, bırakılırsın?

Çatlaktan sızan kişi sen değilsin, sen seni yalnız bırakmayan ötekileri yanına yaklaştırmayan ama bir o kadar da gelmelerini isteyensin. 

Kendini kabuk et varlığını başarı, eğitim, hırs için kanıtlamaktan önce var olmak için kanıtla, başta kendine.

Fanus paramparça, ona ihtiyacım yok. Cuma sabahları kendimle uyanıyorum, baş ağrısından öldüğüm sabahlar kendime bir ağrı kesici hediye ediyorum, mutluluktan uçarken bir elma şekeri…. Artık hep birlikteyiz sizinle, kendim.

ben varım!


Önceki İçerikDüşünce Ve Enerji
Sonraki İçerikBülbülü Öldürmek
Yalnızlığı iki satır arasına saklayıp yanına yanaşamayan bir kız, Dinozorlar tavuk mu oldu sorusunun cevabını arayan bir Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi, Yağmur adını taşımayı sevdiği kadar altında yürümekten haz etmeyen bir çelişki, aşk benim bahçemde yeşermez sanıp dünyanın en ela gözlerine aşık olan bir kalp… Ben yanınızda oturan arkadaşınız, azarını taze yediğiniz anneniz, başınızı sıvazlayan babanız, sokakta omuz atıp aldırmadan gittiğiniz kişi, ben iç sesiniz. Ben yalnızca Yağmur’um. MERHABA!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.