Belki Seçtiğin Sonbahardı?

0
652
  • Ayrılık arifesinde yapılacaklar listesini yazıyorum;

 

 

Değerini bilmediğin kimsenin ,bir yabancıya dönüşünü naklen izlerken dilinin ucunda asla yerinden kıpırdatmayacağın bir iki kelime olmalı değil mi?

 

 

Pişmanlık olarak adlandırdığın –keşke, -ama, -fakat, -seni seviyorum, -özür dilerim, -benim hatam, -göründüğü gibi değil, ayrılamayız, -özlüyorum zırvalıklarını bir kenara koydun mu? Şimdi kendi kendine biraz mırıldanmalısın.

 

Sıra sana geldi. Kıydığın Can’ın toprağını bol tut, suyunu eksik etme. Dünya karşılıklı dönerken, karşılığı olmayanları baz alarak ahmaklık çıtasını yükselttin. O kadar yüksektesin ki düşüşünde kırılmadık kemiğin kalmayacak.

 

Sen yapılan tüm hataları ona mal ettin. Görünen bütün yanlışlarda diğer şıkkı işaretledin. Tahmin edemeyeceğin bir hayatın kıyısında otostop çekip başka baharlar seçtin. Bilmiyordun seçtiğin sonbahardı…

 

 

Sorular sorarak çözmeye çalıştığın hayatın sırrını, kaybettiklerinden öğrenen bir insanın katma değer vergisini ödemediği için yargılayamazsın. Alışkanlarının bir çetelesi olmaz. Değişen duyguların, freni patlayan bir araba çaresizliğini bilemeden, öğrenemeden umarsızca katlettin.

 

İçine rahatlık duyguları işliyorsa, aramıza hoş geldin.

Bir daha kimse seni ailen kadar sevmeyecek. İnandığın şeylerin çoğunu, kaldırım köselerinde katlederlerken gözlerinde ki yaşlar yalnızca kurumuş dudaklarına iyi gelecek.

 

Pişmanlık; bizlerin pekte itiraf edebileceği türden duygu olamadı hiç!

 

Sen bir kahraman değilsen eğer bu kez fena çuvalladın. Gelmiş, gelecek, geçecek tüm pişmanlıkların adına söyleyebileceğim şu dur;

Tanıdı çıkar, dahası olmayacak.

Hislerine güven, ergenlik duygularına çizgi çek, tecrübe edin, çok sev ama hiç sevilme…

Ne güzel söylemiş saygıdeğer Yener

 

 

 

“Yazdım duvara elveda, bahar koksun saçların

Sen ben kadar ağlama, mutlu olsun yaşların…”         – Yener Çevik

Belki Seçtiğin Sonbahardı?


Önceki İçerikİrkilti
Sonraki İçerikHala
Düzce’nin Cumayeri ilçesinde açtım gözlerimi sana… Ne yaptıysam durduramadım Baba’mı hayatta ! Ve iki kişilik bir aile olarak devam ettik maratona. 20′li yaşlara kadar kalabildim hayatımın odak noktasında sonra yavaş yavaş uzaklaştırdı beni bu şapşal dünya. İller gezdim keseme fazladan bir kaç kelime koyma edasıyla ve İstanbul’a düştü yolum. Size odamdan sesleniyorum, yazdıklarımı kimse dinlemez sanıp odamın en beğendiğim köşesine asardım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.