Başkalarının Hikâyelerini Karalamayın!

Hayatımızın, rutin halleri dışına çıkmaya başladığımız an itibariyle farklı insanların hayatlarına dokunma ihtimalimizin olduğunun farkında mıyız? Kendimiz dışında kimlere dokunduğumuzu, yaptıklarımızın, düşündüklerimizin ve paylaştıklarımızın sonucunda kimlerin hikayelerinde yer aldığımızın bilincinde miyiz? Ya da soruyu farklı şekilde soracak olursak, insanların hikayesinde kendimize biçtiğimiz rolü isteyerek mi seçiyoruz? Kötü veya iyi karakter olma tercihimiz bilinçli yapılmış bir tercih midir? Bu soruların cevaplarını bulmak için birazcık da olsa zaman ayırıp düşünmeye fırsatımız oldu mu bilmiyorum ama en azından bir kere de olsa denememiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü; rutinlerimiz içerisinde farkında olarak ya da farkında olmayarak farklı hayat hikayelerinin bir parçasıyız.

Farklı bir hayatın parçası olmak sorun değil. Asıl sorun, tam olarak yukarıda belirttiğim gibi parçası olduğumuz hayata olan etkimizdir. Hayallerimiz için, hissettiklerimiz için ve hissetmediklerimiz için acımasız olabildiğimizi, düşündüklerimizin başkalarında yaratacağı olumsuz varlığımızı, başkasının hikayelerinde bıraktığımız tüm izlerimizi kendimize açıklayabiliyor muyuz? Anı yaşayıp, kendi duygusal açlığımızı doyurduktan sonra çevremizdeki hikayeleri görmemezlikten gelmeyi bırakıp o hikayelere de kulak vermeliyiz. Hikayelerde yalnız kendimizi düşünmek, verdiğimiz tahribatları görmemek bencilliktir.

Yaşanılan hikayeler, ne kendimizi terbiye edeceğimiz bir okuldur, ne de hatalarımız için tecrübe kazanacağımız bir yerdir. Emin olamadığımız, cesaret edemediğimiz hikayelerin kötü karakteri olmak için zaman harcamayalım. Duyguların ve düşüncelerin kırılabileceğinin farkına vararak adımlar atalım. Kendi doyumsuzluğumuzda, insanların kaybolmasına izin vermeyelim. Gözümüzün önünde duranları fark etmek için, söylenenleri anlamak için çabalayalım. Kötü giden bir hikâyenin düzelmesi için fikirlerimizi paylaşalım, çıkış noktalarının bulunmasına yardımcı olalım. Unutmayalım ki, kötü yazılmış hikâyenin yalnız bir mutsuz insanı olmaz. Zaman, yapılanların muhakemesini er geç yapar ve önümüze koyar. Bu nedenle, rutinimiz dahilinde ve dışında olan etki ettiğimiz tüm hikayeler için düşünelim. Sebep her ne olursa olsun, hikâye her ne olursa olsun, kahraman her kim olursa olsun, başkalarının hikâyelerini karalamaktan vazgeçelim.