bahri a’bi

0
17

Bahri sefalet içinde dolanırdı da mahallede dönüp tek kuruş veren bir ekmeklik helallik isteyen olmazdı. Bir ben sohbet ederdim onunla; gece yatarken erken kalkabilmek için dua ederdim, sabah kahvaltı masasından nasıl kalktığımı bilmezdim fırlar konardım yanına. Küçüktüm tabi sıska, cılız bir çocuk. Daha kendi işime gücüm yetmiyordu. Fakat en iyi hatırladığım şey Bahri abinin bir beni sevişiydi. Bir kadın anlatırdı bana durmadan. Derdi ki “Şu denizler dalgayı ne bilir onun saçlarının yanında, ne kömür ne zeytin siyahım demesin onun gözlerinin yanında, elmalar kızaramaz utancından onun yanaklarının yanında ah bir gülüşü vardı seyrederek dalardım rüyalara hülyalar alır götürürdü beni türlü türlü diyarlara.” Aklım ermezdi ama bilirdim aşk diye bir şey var koyulmuş gönlümüze sanırdım ki Bahri abi aşkını anlatır durur.

Ortaokula geçeceğim sıralar mahalleyi bir sessizlik aldı. Neredeydi benim Bahri abim? Kimseyle konuşmasa da herkesin evladı arkadaşı sayılırdı. Aradı herkes dört bir yanda bir gün çıkmaz sokağın ucundaki çöp konteynerının yanında bulmuşlar. Tek bir nefes  yok. İki büklüm yatıyormuş sanki bir cenin gibi, iki eli de sımsıkı kapalıymış birinde bir fotoğraf birinde tek tük el yazısıyla bir not. Yazanlardan kimse bir şey anlamayınca babam bizim oğlana soralım Bahri bir ona anlatmıştır demiş.

Anladım. Kimmiş o kadın

Fotoğrafın arkasında ‘1956 Neriman Uncu’ yazıyor.

Buruşturulmuş kağıtta ise

‘oğlum Bahri ,

Anneni  ne kadar çok severdim biliyorsun bir delilik anı kıydım canına bu mapusda aldım dersimi. Çok pişmanın bir gün beni affedersin inşallah.

                  Baban  Muhsin Uncu’

bahri a'bi


Önceki İçerikBir Küçük Serzeniş
Sonraki İçerikHarabe
Yalnızlığı iki satır arasına saklayıp yanına yanaşamayan bir kız, Dinozorlar tavuk mu oldu sorusunun cevabını arayan bir Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisi, Yağmur adını taşımayı sevdiği kadar altında yürümekten haz etmeyen bir çelişki, aşk benim bahçemde yeşermez sanıp dünyanın en ela gözlerine aşık olan bir kalp… Ben yanınızda oturan arkadaşınız, azarını taze yediğiniz anneniz, başınızı sıvazlayan babanız, sokakta omuz atıp aldırmadan gittiğiniz kişi, ben iç sesiniz. Ben yalnızca Yağmur’um. MERHABA!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.