Asosyal Değil Hayalperest

0
135

İnsanlar arasına karışmaktan hoşlanmayan, toplum dışı. Bu şekilde sözlüklerde, “şu sessiz olan” olarak da o dışında olduğumuz toplumca nitelendirildiğimiz durum. Asosyallik. Kelimenin başına getirilen “a” harfi ile, olumsuzluk etkisi kazanan olay. Eğer kendinizi sosyal bir birey olarak tanımlıyorsanız, bu yazının size empati kazandıracağını söyleyebilirim. Eğer kendinize asosyal diyor, bir yandan da internet başında geçirdiğiniz zamandan keyif aldığınız için evde duruyorsanız, bir sonraki yazımda buluşmayı teklif ediyorum. Bu yazının muhatabı şeker şeftali insanlara gelirsek, hoş geldiniz. Yanına yiyecek ve içecek almış, Uganda’nın bayrak renkleri gibi en alakasız konularla dahi meşgul olan sizlere yazıyorum. Hiçbirinizin adını bilmiyorum, göz renginizi görmedim, gülüşünüz bulunduğu alandan ne kadar uzağı ısıtır öğrenmedim. Hakkınızda bildiğim ve emin olduğum tek doğru, şu an buraya kadar okudunuz çünkü asosyal olmadığınız versiyonunuzu merak ettiniz.

Asosyal ne değildir?

Çok oyun oynadığı için evden çıkmayan, arkadaşlarını eve çağırmayı dışarıda zaman geçirmekten daha çok seven, sosyal medyanın deyim yerinde ise kölesi olmuş herhangi bir kimse değildir. Çağımızın modası haline gelmiş psikolojik rahatsızlıklar gibi, asosyallik de dile dolanmış, kayış tadında bir algıdır. Kıyafetini beğenmediğinden sinirlenmek, interneti kesildi diye sinirlenmek, yeni tanıştığı bir insanla anlaşamadığı zaman sinirlenmek ve benzeri olgular, asosyallik için çok farklıdır. Suçlu olan kıyafet değil, içindekidir. Aynadaki aksine sinirlenir, internetin kesilmesine değil kimsesiz bir boşluğa düşmeye sinirlenir. Yeni tanıştığı kimseye değil, hiç kimseyi yanında tutamamaya sinirlenir. Suç sadece kendisindedir, yada kendisi hariç nefes alan herkestedir. Kısaca, ayak bastığı dünyanın süregelen kurallarıyla yaşamayı bir nebze olsun sevebilen hiç kimse asosyal değildir. Sevgi ve ilgiye açtır.

Asosyal kimdir?

“Biraz arkadaş edin, birileriyle tanış.” öğüdünün var olma sebebi, şeker şeftalilerdir. Kalabalıklar içinde yalnız olmaktır. Mesajlaşmak konu olduğunda dili çözülen, görüntülü, sesli konuşmak gerektiğinde karnı kasılan kişilerdir. Bilinmeyen numaraları açmanın, macera denizinde serbest dalış yapmak olduğu hayatların sahipleridir. Kendisini, kocaman dünyanın içinde daha kocaman hisseden, dayatılan her şeyin gerekçesini sorgulamaktan buralara sığmaz olmuş ancak kalabalıkların içinde küçücük olup, kendi gölgesinde gizlenendir. İnsanların birbirine her gün hediye ettiği sahtelikten midesi bulanmış, uzaklaştıkça sarraflaşmış, sarraflaştıkça içine çekilmiş herkestir.

Neden asosyal?

Güvenin değerini bilen, güvenirken iki kez düşünen, kendisine açılan ilk sıcak kucağa da düşüveren yalnızlardır. Yalnız kalmanın her haline alışmış ve başa çıkmış ancak yanaklarını avuçlarıyla ısıtacak özel birisini bekleyendir. İsteklerine rağmen, etrafında bir sürü harika insanla güldüğünü hayal etse dahi, evin kapısından çıktığı anda spotları üzerinde hisseden kişilerdir. İncinmiş, incinmekten kaçmış, kaçarken soluksuz kalmış, başı dizlerinde karanlığa saklanmış büyük çocuklardır. Yeni birileri, yeni bir yerler, yeni bir şeyler, hız treninin düşüş anı kadar keskindir. Kalbin korkuyla dolması, ellerin birbirine tutunması, gözlerin sıcacık evi araması, kimsesizliğin anlayışsızlığından esen soğuk rüzgarda belirir. Kar taneleri buz olup düşse dahi, yüzüne söylenen bir “günaydın” ile yanakları kıpkırmızı gezebilen, gezerken de neden karşılık vermediğini düşünen her kalptir. Aslında dert, sosyal olmak yada olmamak değildir. Hayatın, hayal ettikleri gibi gitmeyeceğini bildiklerinden, kendi kabuklarında yeşeren kişilerdir. Hayalleri, çok az duyduğunuz sesleri kadar gizlidir.

Şimdi buradan, dışarı çıkın, arkadaş edinin, kimseyle konuşmazsanız nasıl sizi tanıyacaklar gibi şeyler söylemeyeceğim. Siz sebebini biliyorsunuz. Size söyleyebileceğim en güzel şey, görmediğiniz insanlar, gitmediğiniz geziler, çekinmediğiniz fotoğraflar için üzülmeyin. Hayallerle suladığınız o küçük yeşil kabuk, tam da sizi bulması gereken birilerinin dikkatini çekiyor. Geç yada güç bazen de erkenden ancak mutlaka bilinmeyen numaralara sizin için cevap veren birisi oluyor. O günlere kadar, olduğunuz halinizle siz sizsiniz ve bu olabileceğiniz en mükemmel versiyon. Nereden mi biliyorum? Bu koca dünyaya sığmakta yaşadığım zorlukları, gözleri bana çevrilmiş yabancılar içerisinde küçülürken çok düşündüm. Varsın, toplum dışı olalım. Biz istedikten sonra o telefonlara bakabiliyormuşuz, öğrendim. Issız bir ormanda geçen kampları neden sevdiğimizi anlamadıkları gibi, kargocunun telefonunu açtığımızda neden heyecan yaptığımızı da anlamıyorlar ancak anlayanları bulduğunuzda her şey çok güzel oluyor, deneyimledim. Sizlere de, elleriniz birbirine tutunduğunda aklınıza gelmesi gereken bir sır vereyim:

Siz asosyal değilsiniz, hayalperestsiniz ve dışarıdaki dünya bu hayaller için çok küçük.

Asosyal Değil Hayalperest


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.