ARNAVUT SOKAKLARI

Çocukluğumun en güzel yıllarını geçirdiğim, en güzel insanlarla nasıl vakit geçirdim, nasıl aralarında büyüdüm bugün hepsini kaleme alacağım. Her ne kadar Kafkas kökenli birisi olsam da. Hayatım boyunca en çok değer verdiğim insanları anlatmak için kelimeler yetmeyecek olsa da, bir yerden başlayıp kaleme almam gerekirdi. Sıcak kanlılıklarından tutunda, oyun havaları, dilleri, düğünlerine ve yemeklerine kadar neredeyse onlardan birisi olduğum için çok şanslıyım. Güler annem ile başlayacağım söze. Bebekliğimden bu yana bana ve anneme çok büyük yardımı oldu binlerce kez şükürler olsun ki iyi ki tanımışım kendisini. Rahatsızlanıp gecenin bir vakti polis arabası durdurup beni hastaneye yetiştiren en büyük kahramanlardan bir tanesi. Babamın taksicilik yaptığı zamanlarda gece korkmasın diye kendi öz evlatlarından ayırmayan ve korktuğunda aynı döşekte de uyutup sahip çıkmasına ne demeli? Gerçek bir anne olmanın ne demek olduğunu görmüş oldum. Allah başımızdan eksik etmesin, ömrün sağlıklı uzun olsun Güler annem. Annem diyorum çünkü, kendi annemden de çok fazla hakkı var üstümde.
Demet Sağıroğlu’nun bir şarkısı vardı hani, Arnavut Kaldırımları. Bu şarkıyı ne zaman dinlesem aklıma Güler Anne, Mevlide Abla, Kadir abi, Kemal Amca, Birsen Yenge, Hülya Abla, Mesut Abi, Selin Abla ve daha nicelerinin elinde büyümek nasip oldu. Arnavut sokağının o güzel kaldırımlarında Rumeli Ekrem çıksa da dinlesek dediğimiz olur. Arnavut kaldırımın da ağladığınızı birisi görse, elinizi tutup gözünüzdeki yaşı silmeden bırakmayan bir toplumdan bahsetmek bile duygulandırıyor. En kısa zamanda Güler Annemi görmeye gideceğim tabi ki. Özlediğim sokaklar da koşturmayı, oyunlarını görmeyi o kadar özledim ki doya doya gezeceğim. Belki de bir kaç fotoğraf paylaşacağım sosyal medyam da. Sevgiler.