Almadığımız Ceketler

2
488

Hepimizin, kendisinine takıp takıştırdığı ve aynanın önüne geçtiğinde beğendiği bahaneleri vardır. Bu bahaneler gerçek yüzlerini bildiğiniz halde, arkadaşlık etmeye devam ettiğiniz sahte insanlar gibidir. Size zarar vermek ve hayatınızda atabileceğiniz kocaman adımlara köstek olmaktan başka bir şey yapmadan sırtınıza biner. Durmak ve düşünmek gerektiren durum ise, bu ağır yükleri sırtınıza yükleyen kişinin kendiniz olmasıdır.

Basit bir şekilde ele almak istersek, bir mağazada olduğunuzu düşünün. Alışveriş merkezlerinde bulunan, bol ışıklı ve insana keyif veren kokularla çevrili o mağazalardan birindesiniz. Size yakışacağını düşündüğünüz bir ceket gördünüz. Ceketin, bedeninize uygun olanından buldunuz ve aynanın karşısına geçtiniz. Montunuzu çıkardınız. Geriye sadece, ceketi denemek ve karar vermek kalıyor değil mi? İşte tam da bu noktada, zaten ceket bana yakışmaz düşüncesiyle ceketi öylece yere bıraktığınızı ve mağazadan çıktığınızı düşünün. Elinizde kocaman bir sıfırla sadece zaman harcamış olursunuz. Bir mağazada, denemeye niyetlendiğiniz bir ceket için böyle davranmazsınız. Peki hayatınızda bunu neden yapıyorsunuz? Yoksa hayatınıza, ışıklı bir mağaza kadar değer vermiyor musunuz?

Örneğimizi gerçeğe uygulayalım

Hayatımızın hızlı akışının bazı aralıklarında, akıp gidenden farklı bir şeyler düşünürüz. Gönlümüze güzel gelen bir plan yapar veya bir hayal düşleriz. Hayatımızda bize ağır gelen bazı şeyleri çıkarıp atmaya karar veririz. Kendimizin karşısına geçer ve kurduğumuz hayalin, bize ne kadar yakışacağını düşünürüz. Belki de her şeyin daha güzel olacağı ve tam üzerimize göre olan hayali yaşayacağımız anda, vazgeçeriz. Bu vazgeçişin var oluş sebebi, bahsi geçen bahanelerdir. Bazen, hiç acımadan kendimize vurduğumuz hakaretler zinciri. Bazen, etrafımızdaki herkesin düşünceleri. Kimin ne diyeceği. Bazen sadece saçma bir üşengeçlik. Negatiflikle dolu bir torbaya elinizi atıp, bulabileceğiniz her şey. Bu bahaneler eşliğinde, hayalimizi oracıkta bırakıp, mağazayı terk ederiz.

Şimdi her şeye farklı bir açıdan bakalım. Montunuzu çıkardıktan sonra, ceketi denediniz. Üzerinize yakıştı. Sıradaki adım, ceket ile birlikte kasaya gitmek. Kasa sırasına girdiğinizde, kararınız kesindir. O ceketi alırsınız. Hayatınızda da, gereksiz ne varsa çıkartıp, hayallerinizi ve planlarınızı giymelisiniz. Kendinizden memnun kaldığınız zaman, bahanelerin çok gerilerde sıraya bile giremediğini görürsünüz. Üzerinizde mükemmel duran hayaller ile, hayatınızın parlak ışıklarını yaşayabilirsiniz. Şahsen eminim ki, o ceket size çok yakışır.

Almadığımız Ceketler


2 YORUMLAR

  1. Azra hanım yazınızı malesef geç okudum.Fikirlerinize hayranlık duymamak çok ama çok zor.Size insanlara doğru yol gösterdiğiniz için teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.Ve fikirlerinizi yazıya dökmenizi heyecan ile bekliyorum.Saygılarımla.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.