Akşam Gözlü Esmer

0
161

Bu sabah yine geceden sancılı uyanıp tüm enerjimi hastane koridorlarına harcamıştım. Günümün çoğu damar yolu arayan hemşireler ve tansiyon sabitlemeye çalışan hemşirlere laf anlatmakla geçerken, nefes almak için indim bahçeye. Ağaçların arasında eskimiş bir bank var, burası benim yerim hastaneye girdiğim ilk gün kestirmiştim gözüme. Benden daha uzununun sığamayacağı daha kısasının korkup giremeyeceği bir yer burası. Nefesimi kesenlere inat, nefes alabildiğim tek yer.
Yaklaşık 6 aydır buradayım, ciğerlerim kemoterapiden bitmiş, istenmeyeninden ziyade en isteyeceğim saç tüyüm bile beni terk etmiş. Yolumun her seferinde hastanede kesişmesinden yorulmuşum. Hem çok güleryüzlü hem de bir o kadar sitemkarım herkese her şeye.. Çocukluğumda bir kara leke değmiş yüzüme, otuzlu yaşlarıma gelmişim ve hala o leke alnımın tam ortasında. Baharıma kış getirenlere ağladığım bir anda düştü mektubu önüme.
Aynı hastanedeymişiz, nefes aldığım bank onun bloğuna hatta odasına o kadar yakınmış ki, daha önce nasıl görmemişim anlamadım hiç..
Yüzüme baktı masum masum. Uzun kirpiklerine nispeten kalmamıştı hiç saçı onun da kafasında. Ama nasıl güzeldi gözleri, nasıl şefkatle bakmıştı da dokunmuştu yüreğime anlatamam ..
Ahhh Deva dedim kendi kendime, bak işte bu huzurun dokunuşu yüreğine. Kendi kendime konuşurken bir baktım mektubu işaret ediyor. Mektup dediysem öyle pulu olan kağıda yazılmış zarfta bir şey beklemeyin. Peçetenin birine hemşirelerden kalan kalemle yazmaya çalışmış kendinde.
İyi olacağız, BİRLİKTE ..
O kadar ağladım ki, belki saniyeler sonra dağıldı o yazı..Kafamı kaldırdığımda yoktu, gitmişti çoktan.
Kolumdaki serumun bittiğini de fark edince aldım ekipmanları çıktım odaya. Şans bloklar karşılıklı, odalar da öyle. Ben de kendimce mektup yazmak istiyorum ama hiç çıkmıyor ki dışarı pencereden pencereye bakıp ağlaşıyoruz. Fakat o kadar memnunum ki bu gözyaşlarımdan. Onu her gördüğümde içimin sızlamaları huzura bırakmaya başladı kendini. Her kemoterapiden sonra baygınlık geçiren, kafasını klozetten kaldıramayan ben değilmişim gibi sırf onu görmek için hoplaya zıplaya gidip gelmeye başladım. Bu şekilde ayları devirdik, yavaş yavaş azalmaya başladı sancılarım. O kadar da sık kalmıyorum artık hastanede, kemoterapim de bitti üstelik, tek derdim pencerede onu görmek oldu artık. Kontrole her gittiğimde pencereden görmek için özel izin istiyordum fakat son bir hafta grip olunca yine yatış verdiler bu kez odamı değiştirdiler ve nefes almaya bile çıkamaz oldum. O kadar sıkılıyordum ki onu görmediğim zamanlarda, saatler geçmiyordu resmen. Haftayı bitirmek çok zor geçti. Bir sabah uyandığımda annemler eşyalarımı toplarken, aynada saçlarımın yeni yeni çıkmaya başladığını farkedip sevinç çığlıkları atmaya başladım ve annemlere bile anlatmadan onunla paylaşmak istedim. Ama pencereden anlatamam diye dinlenme yerime gittim. Baktım fakat göremeyince onu, “Hadi Deva” dedim kendime, “bir istisna yaparlar belki girersin içeri”. Kendi kendimi pohpohlayıp C bloğa geldim. Az çok tahmin etmeye çalışıp odalarda onu aramaya başladım.
Üçüncü kattaydı benim odam ve ben de onu üçüncü katta aradım. Sağ sütunda A1 yok, A2 yok, A3 yok … B koluna geçtim.. B1 yok, B2 yok, B3, B4, B5 yok yok yok… odalarda herkes var o yok.
D kolunda müthiş bir kalabalık vardı önce cesaret edemedim tam dönecekken içim sızlamaya başladı. Bir anda geri dönüp adımlarımı hızlandırdım. Ağlayanlar, bayılanlar, yaşlılar, çocuklar herkes her yere dağılmış haldeydi. Tam yüzümdeki maskeyi çıkarıyordum ki ağlayan kadınlardan biriyle göz göze geldim. Ayağa kalkıp yanıma geldi çıkarttırmadı maskemi ellerimi tuttu öpmeye başladı ağlayarak.
İyi olacaktınız birlikte dedi. İnanmıştı Vefa sana, neden gelmedin kızım pencereye nerdeydin dedi. Adı Vefa demek diyip gülümsedim. Sonrasında acı çöreklendi içime, Grip olmuştum odamı değiştirdiler dedim. Saçlarım çıkmaya başladı eve gidebilicem o yüzden geldim dedim.
Vefa gitti yavrum, Vefa seni göremeyince inancı da gücü de bitti. Bıraktı kendini diyip kollarıma düştü kadın.
Neydi bu şimdi anlayamamıştım asla.
4 yıl geçti, bugün saçlarımın merhaba, Vefa’nınsa elveda dediği gün bana. Yüreğime sevgi eken, kışımı bahara çeviren Vefaya selam olsun..
Bir kere sesini duyamadığım, kokusunu çekemediğim, elini tutamadığım cesaretim. Sevgim. İnancım. Huzurum. Sevgilim. İyi ki vardın ….

Akşam Gözlü Esmer


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.