Afraze

0
83

Umutsuz bir dönemden geçiyoruz, kimimiz yaşamaya dair tüm umutlarını yitirmiş durumda, kimimizin insanlara olan sevgisi azalmış, kimimiz ise kendine olan saygısını yitirmiş. 

Kimseyi suçlamıyorum. Hayatın bize kattıklarının bir belirtisi bu umutsuzluk. Nefes aldığımızın bir göstergesi. Bir nevi yaşam kaynağı, hayat damarı bizim için. 

Aslında biliyoruz ne zaman düşsek eskisinden daha güçlü ayağa kalktığımızı, en iyi arkadaşımızın aslında kendimiz olduğunu, yeniden kalbimizde sevgi yeşertecek bir filizin hala bir yerlerde gizli olduğunu. 

Korkuyoruz çoğu zaman. bazen benliğimizden, bazen insanlardan, bazen hayattan ve bazen de sevmekten. 

Sevmek demişken… Şimdilerde dillere pelesenk olmuş bir kelime bu. Özünü yitirmiş, eskimiş, kıymet verilmemiş…

Çoğu zaman iki insanın birbirine duyduğu duygusal bağdan öteye gidememiş…

Oysa sevginin karşılığı bu değildir. Sevgi nimettir, nefestir… 

Kiminin tutunduğu tek daldır, kiminin kalp kırıklığıdır. 

Bir çiçeği sevmeli insan, yağmuru sevmeli, karı sevmeli… 

Öyle bir sevmeli ki karşılık beklememeli. Öyle bir sevmeli ki kalbinde bir oda açabilmeli, herkesten sakınabilmeli. 

Sevgi yüreğini sarmalı insanın, nefesini kesmeli, elleri titremeli, bazen de terlemeli.

Yalnızca insanı sevmemeli. Çoğu kez hayatı sevmeli. 

Düştüğünde hayatın en dibini sevmeli, kalktığında şükretmeli. 

Öyle bir sevmeli ki insan, kendinden geçmeli. 

Kaybetmeyi, kazanmayı, varlığı, yokluğu, bilinmezi sevmeli. 

Ben meçhule vurgunum, meftunum… Öyle bir meftunum ki yüreğimi avuçlarımın içerisine alsam parmaklarımın arasından bir toz gibi dağılacak. Öyle bir meftunum ki açılmayacak kapıların bekçisiyim, belki de umudun elçisiyim. 

Ben kendi gönlümün devrimcisiyim. Kendi doğrularımı kendime savunan, kendiyle kavgası olan, kendiyle derdi olan… Yoktur kimseye zararım, yalnız devrim beklerim. Küçük bir kalpte ne çok acılar barındırırım, ne çok yaralar sararım. 

Ben kendimin yoldaşıyım! Kaybolurum çoğu zaman gönül odalarımda. Kimi zaman karlar yağar pencereme, kimi zaman en güzel güneşler aydınlatır odalarımı. Kışın sonu bahardır bilirim. Her gece bir gündüze bağlanacaktır bilirim. Yine çiçekler açacaktır, mavi kadife güller saracaktır her yanımı. 

Şimdilik bekliyorum… Aylardan kasım, mevsim yapraklarını döküyor bir bir ömrüme. Ama öyle bir bahar gelecek ki bu güzün ardından, kuruyan yapraklar değil göz pınarlarım olacak. 

Beyaz bir güvercin gönderdim sana bu sabah Afraze, kanadına umut yükledim. Sana emanet, bana gurbet…

Afraze


Önceki İçerikbarbar
Sonraki İçerikKış Serinliği
Ben Fatma Nur. İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Yönetimi ‘19 lisans mezunuyum. Tazecik Marmara Üniversitesi Ekonometri Lisans ve Medeniyet Üniversitesi İktisat Yüksek Lisans öğrencisiyim. Lisans hayatım boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşlarında koordinatörlük, eğitmenlik, katılımcı olarak bulundum ve halen sivil toplum kuruluşları ile bağımı sürdürüyorum. Kendi kurduğum dünyamda kız çocuklarının eğitimini, kadınların kariyer olanaklarından eşit şartlar altında yararlanmasını, üretken bir gençliği, aşılmış toplum yargılarını, okumayı, çokça yazmayı, hürlüğü ama Abdullahlığı savunuyorum. Rus edebiyatına hayranlık, Nurettin Topçu ve Sezai Karakoç'a minnet duyuyorum. Chopin'den sonra Neşet Ertaş dinleyen Doğu-Batı karması bir temsilim. Aktif bir okuyucu fakat amatör bir yazarım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.