Açlık ve Rüzgar

0
58
"İşte bunun için gelmişti.."

Sabah ışıkları dağların üzerinden zorlukla geçip evlerin odalarını aydınlatmaya başlamıştı. Dağların çevrelediği, deniz kıyısında kalan soğuk kentin bir pansiyonunda kalan genç, bu ışıklar yüzünden yavaştan uyanmaya başlamıştı. Düzenli nefes alıp verişinin bozulmasından şikayetçi olacak ki, baş dönmesiyle sitem etti vücudu ayağa kalktığında. Ellerini kumral saçlarının arasında gezdirirken denizin tuzlu ve buz gibi suyunun saçlarında bıraktığı etkiyi fark etti. Kaskatı kesilmişti saçları. Kapıyı az gıcırdatmaya çalışarak odadan çıktı. Çok fazla ses yapmak istemiyordu çünkü burası öğrenciye oda veren tek pansiyondu ve odada tek kişi kalıyordu. Atılmaması, yerine 5 kişilik bir ailenin gelmemesi için hiçbir sebep yoktu neredeyse. Bu yüzden olabildiğince dikkat çekmemeye çalışıyordu. Banyonun kapısından içeri girip, aynanın önünde durdu. Ellerini mermerin üzerine koyup dirseklerine dayandı. Aynada kendisini seyretmeye başladı. Her küçük noktasını yavaş yavaş inceliyor, bazen dayandığı için yorulan ellerini dikkatini çeken bölgesine götürüp biraz yokluyordu. Tuzlu su yüzündeki yaralara iyi gelmişti. Sırf bu yüzden bile denize girmeye değerdi. Banyoya girdiğinde açtığı musluğun suyu ısınmıştı. Daha çok boşa gitmesini istemediği için hemen seri hareketlerle yüzünü yıkadı ve havluya sildi. Banyonun kapısını yavaşça açıp dışarı çıktı. Balkona doğru yürümeye başladı. Dizüstü bilgisayarının çeşitli kabloları yerlerdeydi. Sigarası, gizlice içeri sokup içtiği biranın kutusu. Bira kutusunu yine sessizce çantasına attı çünkü kimse tarafından aile huzurunu kaçırmak sebebiyle kapı dışarı edilmek istemiyordu. Balkona çıktığında yüzüne vuran rüzgar sebebiyle kendini savaştan çıkmış bir gladyatör gibi hissetti. İşte buradaydı. Bunun için gelmişti. Fırınlardan yükselen ekmek kokusu ve kahvaltı servisi yapan yerlerden gelen yumurta kokusuyla beraber karşısındaydı. Deniz.. Bir sandalye çekti hemen. Oturmadan önce içeriden yerdeki sigara kutusunu aldı. Sigarayı yakmadan önce ağzında tuttu biraz. Denizin kokusunu içine çekti sanki son kez temiz hava alır gibi. Sigarayı yakıp, bir nefes daha çekti ve eline aldı. Uzaklara daldı gözü bu sefer. Ama mekansal olarak uzağa değil. Kalbinin en derin, en kuytu köşesine daldı gözleri. Neydi bu aklını karıştıran şey? Dün gece apartmana girerken balkondan bakıştığı kızıl saçlı kadın mı? Birden gelen rüzgarla acıktığını fark etti ve ürperdi.

“İyisi mi bir şeyler hazırlayayım.” dedi içinden.

Meğer gözü dumanlı birini kendine getirmenin yolu buymuş. Açlık ve Rüzgar.

Açlık ve Rüzgar


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.