909

Bizi sihirli sözcükler bir arada tutar. Biliriz sözcüklerin kıymetini çünkü onlar bizi değerli kılar. Zamanı durdurmak isteriz kimi zaman ve kimi yerde bu bizi ümitli kılar. Yaşamak isteriz umut dolu bahçenin içinde çiçekler koklayarak. Bizim elimizi tutan mısralar hayatımıza olur pusula. Bizi yıkıma uğratan olaylar bir asrı bitirir yeni bir asra açar sayfa. Gece sonu sabaha varır buna güvenir dururuz ayakta. Her bir sabah yeni bir başlangıçtır, yeni bir gün doyasıya. Deste deste var olmak isteriz biz her gün bundan bağırırız duyulmasa da.

Peki umudunu kaybedenler ne için dururlar ayakta? Bazı insanlar tanıdım kimisi gücü ve kudretinin arkasında saklanmış bir korkaktı oysa, kimi de yaşama o küçük elleri ile sarılmış zorba düşüncelere inat dikti başı eğmezdi asla. Herkesin vakti geldiğinde umutları ölür, çiçekleri solar, şiirleri susar ve şarkıları durur. Tam da böyle zamanlarda iş başa düşer işte. Biri gelir-bu kendimiz de olabiliriz.- çiçeklere su verir, şiirleri okur, şarkıların sesini açar. Bunu kim yaparsa o an o senin gücündür, kuvvetindir ve sesindir adeta. Bunu yapan sensen olur da senden muazzam bir değer görülmemiş dünyanda.

9 kere başlarsın ve kalkarsın ayağa tekrar. Sıfırdan ayak bastığın topraklara ellerini kazırsın durmaksızın sonlara varmadan. 9 kere bitireceğini bile bile durmadan. Denizde yakamoz belirir, ışıltısı gözlerini devirir. her bitiş bir başlangıcı gözler önüne çevirir. Yeri gelir çiçek de olursun, yeri gelir şiir de . Gün gelir şarkı olursun susmazsın delice. Bazı günler okunmaz, bazı günler çalınmazsın sakın ola umudunu yitirme. Bir masalsa yazılan veyahut bir yaşamsa tanınan sakın ola vazgeçme. Bizi biz yapan umutlardan, hayallerden ve en çok da kendimizden… Sıyrılamayız belki bu bataklık denen illetten ama bir çıkış yolu vardır her batışın ilerde… 909 kere vazgeçmeyeceğim bile bile…