21:55

0
68

Duramadım yine attım kendimi dışarı. O tanıdık dört duvarlara bakışmak istemiyorum. Daha geniş ufuklar arıyor gözlerim. Şimdilerde lacivert gökyüzü, öyle uçsuz bucaksız. Aldım Venüs’ü karşıma. Beni dinlesin bu gece. O silsin yanağımı ıslatan damlaları, o okşasın saçlarımı.

Olmaz işte, olmaz bazen. Elle tutulur bi’ nedeni yoktur gibi görünür. Ama sanki evrendeki her şey işbirliği içindedir. Her günü şükürle uğurlamayı öğütleyen bir ailede büyüdüm ben. Şükür yine de, olana olmayana şükür.

Eksik yaşıyoruz. Ertelenen, örtbas edilen duygularla yaşıyoruz. Ya vaktimiz yok, ya çok daha önemli işlerimiz var. Oysa sevgi ve ilgi soğur bekledikçe, tadı kaçar. Kendimizi alıkoyduğumuz şey sevdiklerimiz. Allah aşkına silkelenin kendinize gelin, yahu biz ne için yaşıyoruz? Kaptırmışız gitmişiz kendimizi. Öyle karışmışız ki akışa, alıp götürmüş bizi. Ama kum dolmuş gözlerimiz biz görmüyoruz. Şu kaçmış kulaklarımıza, biz duymuyoruz.

Bir yıl önce 15 Şubatta nasılsam öyleyim şimdi. Toparlamıştım sonrasında. Geçer biliyorum da, bir parça koparıp götürecek yine. Ve biz, böyle böyle tükeneceğiz sanırım.

Farklı olsun mu bu kez? Yarın başka doğsun mu güneş? Sıyrılalım mı korkularımızdan? Silip süpürelim mi geçmişi? Doğalım mı küllerimizden? Atalım mı o ilk ve sapasağlam adımı? En büyük sözü kendimizi verelim mi?

Ben inandım, titredi kalbim.

Ben gördüm, göz kırptı Venüs.

21:55


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.