Yüreği Gri Ve Karanlık İnsanlar

0
67

                              

Bir şehirde ilk tanıştığın kişinin, o şehirden ayrıldığında seni ilk onun sileceğini nerden bilebilir ki insan… Bir zamanlar yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmeyen; kendi başına ya da başkasıyla değil de onunla anı paylaşarak yiyebilmeyi tercih ettiğiniz, dostum dediğiniz insanların, sizden ayrı da yiyebileceğini nerden bilebiliriz. Bunlar uzun süreli örnekler peki ya anın akışına göre değişen insanlar, insanlar mı? Adamlık, dostluk, kardeşlik… Bunları kenara bırak insanlar mı?

Sırtımızdaki bıçaklar da cabası.

Peki ya bu yaralar neyin çabası?

Neyin öfkesi,

Neyin acısı.

Kendisine karşılıksız sevgi vermeniz mi, başka bir şey mi anlayamazsınız. Anlayamayız. Anlaşılmazlar.

Lüzum var mı düşman olmaya,

Barış varken savaşmaya,

O şefkatli yüreğimiz var ya;

İşte onun yoksunluğunun ispatıdır bu yara.

Anlamaya çalışmayın anlamalarını istedikleri kadarını anlarsınız. Herkes de öyle değil mi aslında; noksanlıklarını tamamlamaz mı dışarıda… Gündüzleri gülerek dolaşıp, ağlamaz mı gece yarılarında? Kendimi yazayım birkaç cümle. Olur ya bir an dahi olsa yalnız olmadığınızı hissettiririm bazınıza… Donup kalırım aniden ve o anda daldığım duvarda izlerim kendimi; çıkıp giderim buralardan şehir dışı, yurt dışı, neresi olur bilmem. Önce yemyeşil sıra sıra ağaçlar dizilmiş bir yolda yürüyüp ısıtırım yüreğimi, sonra bir bakarım ki, sonbaharla iç içeyim… Sararmış yapraklardan tepecikler oluşmuş her yerde. Olduğum yere oturur kapatırım gözlerimi ve işte o an… Rüzgârın sıcak ve soğuk arasında kararsız kaldığı hafif bir rüzgârın yüzümü okşarcasına geçişleri, burnuma o sararmış yaprakların kokusunu da hediye edercesine getiriyorken kokunun gerçekliğinden tereddüt edip dalıp gittiğim duvarı fark ediyorum… Bu bir anlık mutluluğun ömrüm boyunca devam etmesini istiyorum ama nafile. Hep dalıp gitmek istiyor artık gözlerim, onca güzelliğin tadını aldılar bir kere. Başkalarının canımı acıtmasını istemediğimden uzaklaşıyorum insanlardan.

Onların zamanla kinlerinin zehri yayılır bütün vücutlarına, damarlarına nefret pompalamaktan grileşen kalpleri, artık onları kapkaranlık insanlara çevirir. Sevgiyi unutur kullanmadıkça. Körelir ucu yüreğinin, kullanmadığı için kartuşu bitmez, kurur gider sevginin o parlak rengi belki de artık hiç kullanamayacaktır. Bu yüzden uzak durun yüreği gri ve karanlık insanlardan onlar anlaşılmazlar…

PAYLAŞ
Önceki İçerikAcı
Sonraki İçerikDÖNME DOLAP

Benim dostum kalemim. Savaşım da barışım da onunla, kılıç yerine kalemini kullananlardanım kan değil mürekkep akıtırım…

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here