Ya Papatya Olursun Ya Da Diken

0
179

YA-PAPATYA-OLURSUN-YA-DA-DİKEN

Gerek var mı bunca kaskatı yüreklilere… Gerek var mı merhamet yoksunu yüreklere… Yok dostum, yok!

Papatya olup açabilmek varken, diken olup batmak, yaralamak niye? Her yeni günde pencerenden renk saçan kır çiçeklerine bakabilmek varken onları kurutmak niye? Hayatı kendine zindan etmek, umutsuzluğa koşmak niye?

Evet bu soruların hepsi sana, farkında olarak ya da olmayarak kırdığın insanların, eşinin, dostunun kalbi o solan kararan çiçekler… Peki ya diken diyeceksin, fazla uzakta arama o sensin… Rüzgârın ahengiyle dans edip hayatı eğlenceli hale getiren bütün çiçeklerden nefret eden bir diken. İşte bu yüzden asla o çiçekler gibi olamayacaksın, solmak bile yok sana, solarken son kez koku saçmak da yok sana… Peki ya neden? Çünkü gözünün önündeki pencereyi görmemek uğruna gözlerini kapatıp kendini karanlığa mahkum etmek senin seçimin. Bu pencereden bakıp o hoş bahar kokularını derin derin içine çekmek de senin seçimin… Fakat gözünü kapatmak ancak bir dikenin tercihi olabilir. Tam da sen gibi…

O papatyaların gördüğünü göremeyecek kadar kör olmak da senin tercihin, zaten görmeden de inanamazsın güzelliklere… Neyle karşılaşacağını bilmediğin bir şeyi görmektense, hiç bir şeyi görmemek daha kolaydır çünkü…

Kolaya kaçıp açmazsın gözlerini, cesaret ister papatya olmak sen de yormazsın kendini cesaretle. Cesaret edenlere de saplarsın dikenlerini…

Üzülme hiçbir şey için geç değil… Her yeni gün senin için bir değişim zamanıdır. Taa ki sonbahara dek… O zaman değişim için çabalamaya gerek yok. Zamanın çoktan dolmuş olacak… Ve sen solup yine karanlığa gideceksin…

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.