Ülke gezi yazısı: Almanya- Köln

2
1265

Birkaç günlüğüne Köln’e gelmişken, bir yazı yazmadan edemedim.
Köln Almanya’nın batısında bulunan bir şehirdir, aynı zamanda ülkenin 4. en büyük kenti ünvanını taşıyor. Köln şehri, katedrali ve kolonyası ile meşhurdur. Gezilecek o kadar yerleri var ki, yılda 3 veya 4 defa gelmeme rağmen hala gezmediğim müzeler ve tarihi yapıları var. Sizlere gezdiğim yerleri, ve bu şehir ile alakalı düşüncelerimi paylaşacağım.
 
İlk once Köln’e gelip de Katedrali gezmemek olmaz, çünkü Dom katedrali Köln’ün en meşhur tarihi yapısı diyebilirim. Büyüklüğüyle fazlasıyla göz kamaştırıcı. Kölner Dom dünyanın 7. en büyük katedralidir. Her gün nerdeyse 20 bin kişi ziyaret ediyor bu katedrali. İçi de dışı kadar görkemlidir. Ben sadece ilk katını ziyaret ettim, ama en kısa zamanda katedralin tamamini ziyaret etmeyi düşünüyorum. Köln’ün kolonyası da çok meşhur olduğunu söylemiştim, zaten kolonya bu şehrin ismini almiştır. Hatta kolonya müzesi bile bulunuyor.
Köln’ün bir başka klasiği de çikolata müzesidir, orayı da gezmeden olmaz. Müzeye girdiğinizde o müthiş çikolata kokusunu sizlere anlatamam. Hatta orada çikolata ceşmesi de bulunuyor, tadına da bakabiliyoruz. Gezmekten en keyif aldığım müzelerdendir, bu galiba çikolataya olan aşkımdan kaynaklanıyor 🙂
Son olarak, Ludwig müzesinden bahsetmek istiyorum. Benim gitmeye pek vaktim olmadı. Fakat etrafımdaki insanlardan aldığım bilgiler sonucunda, çok güzel ve eğitici bir müze olduğunun kanaatine vardım. En kısa zamanda gitmeyi düşünüyorum.
 
Şimdi sıra en sevdiğim bölüm olan, yemekleri anlatmaya geldi. Bu şehirde çok fazla yemek çeşitleri bulabiliriz. Aç kalma ihtimalimiz yok kesinlikle. En basit yemek dönerdir. Fakat burada döner yemeden dönmeyin, Türkiye’den, hatta Fransa’dan çok farklıdır yapılışı, içinde bulunan malzemeleri, ve kat kat daha güzel olan tadı. Döner hariç, Türk yemekleri de çok başarılıdır. Türkler mahallesi veya Küçük İstanbul diye adlandırdıkları bir sokak var, orada yan yana dizili birkaç tane Türk yemek restoranları bulabiliriz. Her damaktan döner tarzında yemek bulabilirsiniz, iskender, dürüm döner, ızgara, pide, çorba, lahmacun, hatta tatlıları bile müthiş, mesela maraş dondurması ve künefe harika ötesi. Memleketimizi aratmayacak lezzetler burada mevcut.
Almanya’da başka yemeniz gereken, olmazsa olmazı da pommes adında olan patates kızartması da ayrı bir lezzet. Aslında bu patates kızartmaları Belçika ve Hollanda’nın meşhur yemekleri fakat Almanlar da başarıyor bu işi. Büyük büyük kesilmiş patatesler, üstüne birde pişmiş veya çiğ soğan da ekleyebileceğimiz patates kızartmasını yemeden sakın dönmeyin. Şu an bile canım çekti.
 
Köln’de birçok alışveriş merkezleri bulunuyor, ayrıca upuzun sokaklara dizilmiş yan yana da birsürü mağazalar mevcut. Köln, alışveriş yapmaktan fazlasıyla keyif aldığım nadir yerlerden birisi. Eğer alışveriş için gitmek isterseniz, haziran veya Aralık’ta gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bu zaman dilimlerinde yaz ve kış indirimleri başlıyor, ve o kadar indirim oluyor ki, kiyafetleri, makyaj malzemeleri, elektronik eşyaları vs, çok uygun fiyatlarla satın alabilirsiniz. Ama o zamanlarda oluşan kalabalığı düşünmek bile istemiyorum, eğer aldıklarınızı ödemek için oluşan o upuzun bir saatlik kuyruğu beklemeye hazırsanız gidin, yoksa bence hiç bulaşmayın bu işlere 🙂
 
Yabancı diliniz yoksa da hiç korkmayın, çekinmeden gidebilirsiniz, çünkü Köln’de o kadar cok türk var ki, hatta konuştuklarınıza dikkat edin derim, her köşede türkler sizi duyabilir 🙂 Benim de çok aşırı iyi bir almancam yok, fakat yeri geldi buradaki türklere sordum soruşturdum. Çok da iyiler, hiç geri çevirmezler sizleri.
 
Avrupa’yı gezmek gibi bir isteğiniz varsa, kesinlikle Köln’e uğraşmalısınız. Ben orada kendimi fazlasıyla rahat hissediyorum, hiç bir şekilde yabancılık hissetmiyorum.
 
Başka bir ülke gezi yazısında buluşmak dileğiyle.
 
 
 

Önceki İçerikÇAĞIMIZIN EGOSU
Sonraki İçerikBir Merminin Yaptığı
Fransa’da doğup büyüyen, 19 yaşında olan, 1.sınıf hukuk öğrencisiyim. Elimden geldiğince insan olmaya ve insan kalmaya gayret ediyorum. Bir gün göçüp gideceğim elbet, ama fikirlerimin, düşüncelerimin, ruhumun ve benliğimin izleri kalsın istiyorum. Bu sebeple, ruhumu ortaya koyup en süslü kelimelerle içimden geçenleri yazıyorum.

2 YORUMLAR

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.