Sonsuzluğun Küf Kokan Koridorları

0
87

Ve kadın düşler aleminde sığındığı sonsuzluk koridorlarında bir fesleğenle karşılaştı… Parmaklarının uçları yeşilden limon küfüne meyleden yapraklarına dokunmak için can atıyordu. Ruhu sanki parmaklarının ucuna hapsolmuşçasına , sadece bir nefes çekmek istiyordu yapraklarından…

Ve  kadın fesleğene dokundu, şöminenin harında korlanmış gri külleri andırırcasına paramparça oldu küf sarısı yapraklar.. Ve kadının gözleri ziyadesiyle hissizliğe meylediyordu.. Akıttığı cümleleri , şarabın damarlarda yarattığı sıcaklığı bırakırcasına uyuşturuyordu cümlelerini… Düşünceleri yaşıyordu, ara ara nefes almak için çabalıyordu, fakat cümleleri uyuşmuştu. İşte o vakit herkes kadını susmuş bir korkak sandılar.. Oysa ki zifiri karanlıklarda , sokak lambasının çakıllı yollara tükürdüğü ışığında  ,gezdirirken siluetini düşünürdü… Bir gece bir düşünce peyda oldu, sanki ucunda kor vardı iğnenin(!) Düşünmeye meylettiği her an dokunuyordu canım dediği köşelerine…

Ve kadın sabah kahvesini yudumlarken düşünmeye meyletti.. Bunu yapmamalıydı.. İğne dokundu her kıvrımına beyninin. Kahve fincanı parmaklarının arasından intihar etti. Alacalı bir fincandı. Mermer zemin alacalı parçalarla doldu. Ve kadın dayanamadı, ayağa kalktı. İğne ise bir kez daha battı.. Kadın ayağını zemine bastı. Cam kırıklarının üzerinden sekmeden canını yaka yaka hissetti parçalanmış keskin kırıkları.

Ve kadın o vakit vazgeçti düşüncelerinin koyuluğundan..

Kadın o vakit düşünmemek için kaçtı. Bir daha dönemeyeceğini bildiği halde ,kendi sonsuzluğunun sonuna ulaşmak istercesine kendi  kendinden kaçtı..

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.