Mumsuz Karanlık, Umutsuz Gelecek Olmaz

0
42

Kaç kere yas tutulmalı gidenin ardından… Kaç kere kendini hiçe saymalı hayatta? Yok yere sevmelerin sonu yok mu, sevenlerin yüreğinde mutsuzluk, aklında umutsuzluk ve gözlerinde parmaklıklar mı vardır? Aslında bakarsanız öyle… Tabi ki acıyı çekene göre öyle… Sevene sevdiğinin yanı bahar gelir, güneş gibi görür ve ısıtır içini, o gittiğindeyse ne güneşi kalır ne de baharı. İşte o yüzdendir gözlerindeki parmaklıkları. Zindandan farksızdır yokluğu. Bir türlü giderilemeyen eksikliğin ıstırabı sıkıştırır yüreğini ve yorgun düşer kalp. Yorgun ve mutsuz.

Her ne kadar beyin yönetse de kalbi; bu konuda kısmen bir istisna vardır. Kalp alır eline dümeni ve çevirir yönünü tam yol ileri yalnızlığa… Beyin kabul etmek istemese de umutsuzluk bulutları sarmıştır etrafını, şimşekler çaka çaka kabullenmeye doğru meyillenir.

Yavaş yavaş alışır daha sonra. Neye alışmıyoruz ki şu hayatta? Ölümlere bile alışmıyor muyuz ister istemez. Alışmak, güzel bir huy esasen, kullanabilene(!) Kendi sevginle değerlendirirsen eğer insanları ‘’Çok seviyordum neden artık yok.’’ Diye diye kendini parçalarsan, alışmayı bekleme. Onun sana verdiği değer ve davranışlar üzerinden ilerlesen eğer, alışabilirsin. ‘’Çok seviyordum evet ama bu demek ki sadece benim sevgimle olacak iş değilmiş.’’ Diyerek ileriye bakmalısın. Senin ileriye bakamaman, ileride yaşayacağın güzel anları ‘’istemiyorum kardeşim’’ demenden başka bir şey değildir.

Hatalar bunun için yoklar mı zaten, yanılmadan ya da denemeden, doğru seçenek asla kendiliğinden ortaya çıkmaz. Eeee boşuna da dememişler: ‘’SEVGİ EMEKTİR.’’ Emek sarf edin, kendiniz için geleceğiniz için. Bırakın karamsarlığı, umutsuzluğu ya da sizi üzen ne varsa. Yakın bir mum ve ilerleyin. Mum akabilir ama bu sizi yolunuzdan asla döndürmemeli, çünkü o mum sizin umudunuz ve o olmazsa kendi karanlığınızdan asla kurtulamazsınız…

PAYLAŞ
Önceki İçerikGİTME ÇOCUK
Sonraki İçerikKAYBETTİK

Benim dostum kalemim. Savaşım da barışım da onunla, kılıç yerine kalemini kullananlardanım kan değil mürekkep akıtırım…

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here