KÜÇÜK BENCİLLİKLER BÜYÜK ACIMASIZLIKLAR

2
172

Dünyanın yarısının çoğundan daha lüks hayatlara sahip olmamıza rağmen hapsedilmiş memnuniyetsizlikler taşırız nefsimizde. Sanki büyük sınavlar veriyormuşuz gibi çirkin hırslar kusar cümlelerimiz. Basit meseleleri karmaşık dünyamızdaki dertler haline getiririz ve tüm dünya hayatının bu dertlerden ibaret olduğunu düşünürüz. Oysa ne güzel demiş Mevlana “Sanma ki dert sadece sende var, senin dert sandığını nimet sayan da var.”

Ruhumuza işlemiş olan doyumsuzluğun hodbinliğini ele verir yüzümüz. Anlamsız öfkelerin kurbanıdır gözlerimiz. Tek derdimiz dahası… İnsanoğlu değil mi? Nerede görülmüş elindekine kanaat ettiği… Hep daha iyisi, hep daha fazlası…

Küçük bencillikleri yüzünden dünyada yaşanan acımasızlıklara kör bakan neslimiz, O mekânların lüks köşelerinde oturup keyif çatarken birde hayata olan öfkesini haykırıyor. Yaşlı amcaların boş tepsileri topladığı, küçük çocukların koca adamların peşinden dilendiği, 20 günlük bebeklerin büyük hastalıklarla boğuştuğu bu dünyada bizlerin öfkelenmeye hakkı yok. Dahasını istemeye hakkı yok.

Bunlar bir tarafa, bu adaletsizliği nasıl tadil edeceğiz? İşte vicdanı zorlayan da bu… Hadi birkaçını ettik ya dünyanın geri kalanı? Ya Filistinli çocuklar? Ya Orta Doğuda onca yüreği yanan Türkmen? Canlarıyla, aileleriyle, evleriyle, barklarıyla, inançlarıyla ve özgürlükleriyle sınanan onca insan evladı? Diplomasilerin, politikaların, siyasilerin adeta çözümsüzlük yemini ettiği ve insanlığın merhametine bir kâğıt kesiği gibi sızı veren onca şey…

 

“Dünyanın adaletsizliğini kontrol edemezsiniz. Kontrol edebileceğiniz tek şey, nasıl tepki verdiğinizdir” demiş bir düşünür. Şimdi nedir bu insanlığın tepkisi? Mazlumun haykırışına olan sessizliği mi? Yoksa bencilliklerinin altındaki memnuniyetsizliği mi? Belki de içindeki suçluluğu kapatma kavgası…

PAYLAŞ
Önceki İçerikMutlu musunuz?
Sonraki İçerikBlog Oluşturma ve Yazma Atölyesi

Haziran 1997 ‘de Kayseri’de doğdum. Erciyes Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü 3. Sınıf öğrencisiyim. Yazdıklarıyla okuyucularını harekete geçiren insanlardan hep feyz almışımdır; bundan dolayıdır ki içimdeki anlatma arzusunu durduramadan kelimelerin sonsuzluğunda çabalıyorum.

2 YORUMLAR

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here