Bir yalınlık çökmüş yüzünün en ücra hatlarına!

Servete bağlı kalmış duygulardan yaralı kalbim.

Bakar nehre, sulara Âşık gerdanında inci balık

Sen ki şavksız kalmış, inceden masumsun!

Değirmene adak adamış bir buğday tanesinin,

Yalvarışıydı sonsuz semada ay ışığı.

Bir nesil ki giderken selam bıraktı geleceklere;

Gelenler hoyratça haykırdı giden misafirlere.

Ve balık atladı incisiyle nehre,

Ve buğday ezildi değirmenin kudretiyle,

Daha dünkü kırıklıklar büyüdü serpildi.

Gardını indirdi karadan denize, yükseldi!

Göğsüne dokundurulmuş mızraktan bir demdi.

Ey şimdi yoksullarda kalan, ey vicdanını elinde tutan!

Kaldır başını yasla semanın mavilerine

Çünkü sen incinen yarada sözümsün…