FARZ-I MİSAL İTAAT

0
89

Sevmeyi unutan yapraklara rüzgar neylesin?

Dallarına yumuşak üfleyip geri çekilir.

Ömrü misaline uydurulan beklentileri karşılamak neyin nesi?

Varlığımdan şüphe duyurdu kelimelerin piri.

‘Yokmuşum’ vardı bir zamanlar kalemden arz edilen. 

Nedir ne değildir, gündüzüme sürgün edilen geceler?

Yalnızlık mahsusluk konusu taşıyan dillerde şuan,

Kalabalık soyutluktan çıkamaz oldu acılar.

Çok, az, bir miktar.

Ne değiştirir ki yolculuğa demir atmam?

Gidenlere hoş hizmet verdi mi bekleyenler?

Geride kalanlar gelecek olan diğer bırakanlara el açıp neyi dilenirler?

Yorgunluk hüzne bel bağlamış aman dilenir yarınına.

Geceler küsmüş, yıldızlar dargın bakar semanın karşısında yerde yatan yüze.

Yeryüzü!

Kime ihanet etti de yanına kalmaktan ileri gidilebildi?

Dalgın, darmadağın yazıyor şair şiirlerini.

İnfaz etmeyi farz bilmekten kaçınabildi mi?

Her noktanın sonunda akan kanlar kimilerine deva kimilerine dertten alıntıları götürmedi mi?

Anlaşılamayan duyguları kalıplara dökmek demircinin işi mi?

Ya da insanlar sadece yaşamayı dilemeli mi?

Gece makbul görmüş ki insanları örtüyor,

İnsanların amacı ne ki gece günahın kollarından tutmuş dans ediyor?

Hor görülen hatalar ne yazık ki gidemiyor,

Ellerinden tutsak!

Ben mi?

Ben;

Kaldırımın çizgi hizasından ayrılmıyorum. 

Öyle tekdüze öyle olağan işte…

Minicik yavru fidanlar bile itaat etmeyi bırakmış,

Ben yayan kaldırımlara eşlik etmekten öteye adım atamamışım.

Yardıma ihtiyaç kala!

Yardıma koşsana!

Yardım boşta kalır anla!

 

 

‘bir gecenin selamını arz ederim yüce güne’ 

PAYLAŞ
Önceki İçerikZeliha
Sonraki İçerikENERJİDEKİ BÜYÜK DÖNÜŞÜM

1999 yılında doğmuşum, yani öyle diyorlar. Kalemimin kağıda yemini küçük yaşlarımda başladı. Onları seviyorum çünkü hayatımı yargılamadan bana itaat ediyorlar. Yaşadıkça yazmayı eğitiyorum. Ve sadece yaşıyorum, yazıyorum.

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here