Canan Tan : Piraye

2
1200

Piraye… Canan Tan’ın daha lisenin ilk yıllarındayken okuduğum ilk kitabı.Bazen sadece okumazsın aynı zamanda yaşarsın da dediğim ilk kitap olmuştu Piraye. Genç bir kızın üzerine kurgulanan ; yazarın en popüler romanlarından biri. Piraye ; ismini Nazım Hikmet’in eşinden almıştır. İstanbul’dan Diyarbakır’a uzanan zorlu aşk serüvenini,farklı kültürlerin çatışmasını, aşkın gücünü ve bu uğurda vazgeçişleri, birçok çaresizliği harika bir dille anlatıyor Canan Tan…
Herkesin kendinden birşeyler bulabileceği, sizi çok uzaklara götüren, aşkın hem çok güzel hem de en acı yanını sizlere hissetiren bir romandır Piraye.
Piraye ; aynı üniversitede okuduğu Diyarbakır’lı zengin bir aileye mensup Haşim’le tanışır ve birbirlerine uyumlu olmamalarına rağmen sonunda evliliğe varırlar. Piraye; hak,hukuk konusunda sert kuralları ve düşünceleri olan, Haşim ise geleneklerine ve kültürüne bağlı biri. Evlendikten sonra artık hiçbirşey eskisi gibi olmamıştır. Haşim ailesinin sözünden çıkmayan bir ağadır artık.
Bu kültürlerarası çatışmayı en dramatik şekilde anlatmıştır yazar. İlk okuyuşumda etkisinden çıkamamıştım; beni çok etkilemişti bu hikaye. Herkes kendi yaşadıklarından yola çıkarak birçok farklı anlam yükler okuduklarına. Ben de kendimden çok şey bulmuştum belli ki.
Piraye romanında Canan Tan’ın yaşantısından da izler bulmak mümkün. Eleştirebileceğim tek nokta; ben de Diyarbakırlı olarak oranın yaşantısını ve oluşan bu zor durumları tam net bir şekilde aktarılamadığını söyleyebilirim belki de. Ama eminim bu acıklı aşk serüveni, okuyan herkesin kalbine biraz da olsa dokunacaktır. Acı bir son beraberinde birçok soru işareti de bıraktırıyor elbette.
Canan Tan’ın Piraye’sini okuyanlar Yüreğim Seni Çok Sevdi, En Son Yürekler Ölür ve Eroinle Dans’ı da bir solukta okumak isteyeceklerdir.
Piraye’den beni en çok etkileyen ve altını çizdiğim satırları da sizinle paylaşmak isterim…

‘’ Nâzım da o sevda yüklü dizelerini eliyle bir kenara itip, daha sıcak bulduğu kollara koşmamış mıydı? Yere göğe sığdıramadığı Piraye’sini başka kadınlarla aldatmamış mıydı? ‘’

‘’ Seni tanıyamıyorum artık derken ne kadar da haklıydın. Bende seni sevdikten sonra kendime hiç rastlamadım.’’

‘’Gönül ağzına kadar dolu. Sen diyorum İstanbul geliyor aklıma.İstanbul diyorum sen. Sen şehrim kadar güzelsin. Şehrim senin kadar acılı.’’

‘’Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyretmeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize…’’

2 YORUMLAR

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.