Ahali

0
166
ezgitengiz

Uydurulmuşluklar diyarındaki gerçekliğin kıyılarında gezindiğini düşündüğüm,bu satırları yazmamı sağlayan,nöronlarımla iş birliği yaparak zihnimden avlanan en uyumlu dizileri bir araya getirebilen o yüce eylem. Maalesef ki bu eylemi gerçekleştirebilen ya da gerçekleştirebildiğini zanneden birey sayısının gökyüzüne baktığımızdaki yıldız sayısı kadar var olabileceği fikri yönündeyim. Çokluklarıyla göz korkutsalar da galaksilerin oluşu,umutlarımın fitillerini ateşlemeye yetiyor. Yaşama şevkime şevklerden şevk beğendiriyor. ‘Şans’ faktörünün bize getirdikleri ya da bizden götürdüğü şeyleri,kast ettiğim husustan muaf tutuyorum elbette lakin kendinden haberdar olan birinin kendine katması gerekenlerin de bilincinde olması gerektiği kanısındayım. Biz insanlar olarak kolay olana doğamız gereği her zaman daha yatkınızdır. Bunu eleştirmiyorum. Elmaya neden elma dendiğini sorgulamadığı için değil ama elmaya armut derse elmanın armuta benzeyeceğini ya da elmalığından ödün verebileceğini düşünenlere anlam veremiyorum. Cümle içerisinde düşünen diye ifade etmekle  dahi ”düşünebilenlere” haksızlık ettiğimi ”düşündürüyor.” Kolaya karşı olan yatkınlığımızın altında yatan ‘korku’ belki de ‘yıldız kümelerinin bize sırt çevirebileceği’ ihtimalidir. Bu içimizdeki düşmanları ne denli alt edebiliyorsak o kadar daha öteye yaklaşıyorken bazen ise ”Düşmanımın düşmanı dostumdur.” sözünün doğruluğuyla türümüzün bazı değerlerini canlı tutarız.

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here