0
120

Bunu uzun zamandir paylaşmayı düşünüyordum.
Birinin varliğina tamamen alıştığın zaman bir anada kaybettigin haberiNi almak nasıl bir duygu… akliniz artik onun varligina alışıyor sanki sen ölsen bile o ölmeyecek… o her zaman olacak sen onun olmadığı zamanı hiç görmeyeceksin gibi. Ama gün geliyor telefon çalıyor isararla sana aci haberi vermek ister gibi bir iki üç… susmuyo o haberi illa sana verecek seni yıkacak belli. Sen herşeyden habersiz masumca telefonu açıyorsun ama hain insafsız acımasız telefon sana çok da masum davramnıyor. O iki kelimeyi -falancayi kaybettik.- sana duyuracak ve senin bir kanadini kıracak. O sehpanın üzerinde belki de gerek oldugunu bile bazen düşnmediğin sozde iletişim cihazı senin bu dünya ile olan iletişimini bir anda ne güzel kopariyor dimi… bir anda seni o ipin en saglam olduğunu düşündüğün yerinden kocaman ama bir o kadar da keskin ve zalim bir makasla bir daha baglanamayacak bir şekilde kopariyor. İşte benim de öyle oldu o vicdansiz telefon o iki kelime ile benim bu dunyadan bagimi haberim olmadan kesti ve bir kenera atti. Ben kendime gelene kadar 10 yıl geçti.

Önceki İçerikKadındı!
Sonraki İçerikSİHİRLİ DEĞNEK
Biraz sessiz, biraz neşeli, biraz üzgün, biraz mutlu, biraz cesaretli, biraz korkak biraz... her şeyden biraz var ama hiçbiri tam değil. Zaten geçici geldiğimiz dünyada, neyin tam olması bekliyoruz ki... varsın hepsi biraz olsun bizi seven biri bile varsa o yeter o yoksa zaten neye sarılacağız ki...

YORUM YAZ!

Please enter your comment!
Please enter your name here